Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Kasım 2024 seçimlerini kazanması halinde, Türkiye’nin F-35 Müşterek Taarruz Uçağı programına geri dönüş ihtimali yeniden masaya yatırılabilir. Mevcut Biden yönetiminin katı tutumunun aksine, Trump’ın ilk başkanlık döneminde Türkiye’ye yönelik kişisel diplomasi ve ticari odaklı yaklaşımı, S-400 hava savunma sistemleri krizinde farklı bir çözüm için kapı aralayabilir. Ancak bu süreç, ABD Kongresi’ndeki iki partili Türkiye karşıtı direnç, CAATSA yaptırımlarının katmanlı yapısı ve Türkiye’nin Rusya ile derinleşen savunma ilişkileri nedeniyle son derece karmaşık bir denklem sunuyor. Uzmanlar, tam üyelikten ziyade sınırlı bir uzlaşı veya finansal tazminat modelinin daha gerçekçi olduğunu belirtiyor.
F-35 Programından Çıkarılma Süreci ve S-400 Kilidi

Türkiye, F-35 programının 1999 yılından bu yana 3. seviye ortağıydı ve 100’den fazla uçak siparişi vermişti. Türk savunma sanayii şirketleri, uçağın gövde ve motor bileşenlerinin yaklaşık %10’unu üretiyordu. Bu ortaklık, 2017 yılında Türkiye’nin Rusya’dan S-400 Triumf hava savunma sistemlerini satın alma kararıyla kırılmaya başladı. ABD, S-400 radar sistemlerinin F-35’in hayalet (stealth) teknolojisine ait kritik verileri toplayarak Rusya’ya iletmesinden endişe ediyordu. Temmuz 2019’da ilk S-400 bataryalarının Türkiye’ye ulaşmasıyla Beyaz Saray, Türkiye’yi resmi olarak programdan çıkardı.
Temmuz 2019’da Beyaz Saray tarafından yapılan yazılı açıklamada, ‘F-35, S-400 ile bir arada var olamaz’ ifadesi kullanıldı. Bu karar, sadece uçakların teslim edilmemesi anlamına gelmiyordu; aynı zamanda Türk pilotların eğitiminin durdurulması ve tedarik zincirindeki Türk şirketlerinin 2022 yılına kadar kademeli olarak devre dışı bırakılması sürecini başlattı. ABD Hava Kuvvetleri, Türkiye için üretilmiş 6 adet F-35A’yı satın alarak envanterine kattı. Türkiye’nin programa yaptığı 1.4 milyar dolarlık yatırım ise hukuki ve diplomatik bir ihtilaf konusu olarak kaldı.
Trump Faktörü: Kişisel Diplomasi ve CAATSA Engeli

Donald Trump’ın ilk başkanlık dönemi, Türkiye ile ABD arasında alışılmadık bir lider diplomasisine sahne oldu. Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile kurduğu kişisel diyalog sayesinde birçok krizde yaptırım kararlarını geciktirdi veya yumuşattı. 2017’de CAATSA (Amerika’nın Hasımlarına Yaptırımlarla Karşı Koyma Yasası) kapsamında zorunlu hale gelen yaptırımlar, Trump yönetimi tarafından Aralık 2020’ye kadar, yani seçim yenilgisinin kesinleşmesinin hemen sonrasına kadar uygulanmadı. O dönemde Trump’ın, Türkiye’ye yönelik yaptırımları ‘istemeyerek’ imzaladığı ve Kongre’nin baskısı altında hareket ettiği biliniyor.
2024 seçim kampanyasında Trump, NATO müttefiklerinin savunma harcamalarını artırması gerektiğini vurgularken, Erdoğan ile ‘iyi ilişkilerine’ atıfta bulundu. Trump’ın olası ikinci döneminde, S-400 sorununa yaratıcı bir çözüm bulunması ihtimali bulunuyor. Bu senaryolar arasında en çok konuşulanlar:
- S-400’lerin depolanması veya sınırlı kullanımı: Türkiye’nin S-400’leri aktif olarak konuşlandırmaması, ABD veya NATO gözetiminde bir üsse sabitlenmesi.
- Kiralama veya devretme modeli: S-400’lerin bir NATO müttefikine (örneğin Romanya veya Bulgaristan) devredilmesi veya ABD’nin satın alarak incelemesi. Bu model daha önce ABD’li senatörler tarafından önerilmiş ancak Rusya’nın onay vermemesi nedeniyle uygulanamamıştı.
- Finansal tazminat ve F-16 odaklı yol haritası: Türkiye’nin F-35 programına geri dönüşü yerine, yaptığı 1.4 milyar dolarlık yatırımın F-16 Viper modernizasyon kitleri veya yeni F-16 Block 70 alımlarında kredi olarak kullanılması.
Kongre Direnci ve İki Partili Muhalefet
Trump’ın kişisel isteği, F-35 konusunda tek başına yeterli olmayabilir. ABD Kongresi, Türkiye’ye karşı son yıllarda nadir görülen iki partili bir mutabakat sergiliyor. Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Bob Menendez (Demokrat) ve eski Başkan Jim Risch (Cumhuriyetçi) gibi isimler, Türkiye’nin S-400’leri elinde tuttuğu sürece herhangi bir F-35 anlaşmasına yeşil ışık yakmayacaklarını defalarca dile getirdi. 2024 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) görüşmelerinde de Türkiye’ye yönelik kısıtlayıcı dilin korunması bekleniyor.
Kongre’nin tutumu, sadece S-400 ile sınırlı değil. Türkiye’nin Suriye’deki askeri operasyonları, Doğu Akdeniz’deki enerji arama faaliyetleri ve İsveç’in NATO üyeliğini onaylama sürecindeki gecikmeler, Kongre’deki Türkiye karşıtı havayı besleyen diğer unsurlar. Bu nedenle, Trump yönetimi F-35 konusunda bir açılım yapmak istese bile, Kongre’nin CAATSA yaptırımlarını kaldırmak için yeni bir yasa çıkarması gerekecek. Bu da Senato’da 60 oyluk nitelikli çoğunluk gerektiriyor. Mevcut siyasi dengelerde bu çoğunluğa ulaşmak oldukça zor görünüyor.
Türkiye'nin Alternatif Yolları: KAAN ve Eurofighter
Türkiye, F-35 programından çıkarılmasının ardından 5. nesil savaş uçağı ihtiyacını karşılamak için iki ana rotaya yöneldi. Birincisi, yerli 5. nesil savaş uçağı KAAN projesi. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen KAAN, 2024 yılında ilk uçuşunu başarıyla tamamladı. Ancak KAAN’ın 2030’lu yılların başından önce envantere girmesi beklenmiyor. Bu süre zarfında Türk Hava Kuvvetleri’nin hava üstünlüğü kabiliyetini koruması gerekiyor.
İkinci rota ise Eurofighter Typhoon alımı. Türkiye, 40 adet Eurofighter Typhoon Tranche 4 savaş uçağı satın almak için Birleşik Krallık ve İspanya’nın desteğiyle girişimlerde bulunuyor. Ancak Almanya’nın bu satışa siyasi engeller çıkarması süreci yavaşlatıyor. Ayrıca, Eurofighter Typhoon’un F-35 gibi bir hayalet uçak olmadığı, sadece 4.5 nesil olarak sınıflandırıldığı unutulmamalı. Bu nedenle, Türkiye’nin uzun vadede F-35 veya muadili bir 5. nesil platforma olan ihtiyacı devam ediyor. Trump’ın olası bir F-35 teklifi, bu nedenle Ankara için hala cazip bir seçenek olarak masada duruyor.
Uzman Görüşleri ve Olasılık Değerlendirmesi
Washington merkezli düşünce kuruluşları ve savunma analistleri, Trump’ın seçilmesi durumunda Türkiye’nin F-35 programına geri dönüşünü ‘düşük ihtimal ancak sıfır değil’ olarak değerlendiriyor. Atlantic Council’den Rich Outzen, ‘Trump, S-400 konusunda yaratıcı bir ara formül bulabilir ancak bu formülün Kongre’den geçmesi için Türkiye’nin Rusya’dan uzaklaştığına dair somut adımlar atması gerekir’ değerlendirmesinde bulunuyor.
Finansal boyut da kritik. Türkiye’nin F-35 programına geri dönmesi, tedarik zincirinin yeniden yapılandırılmasını gerektirecek. Lockheed Martin, Türk şirketlerinin yerine alternatif tedarikçiler bulmak için milyonlarca dolar harcadı. Bu sürecin tersine çevrilmesi, şirket için ek maliyet anlamına geliyor. Ayrıca, Türkiye’nin ilk sipariş ettiği 100 uçağın bir kısmı çoktan diğer müşterilere tahsis edildi. Yeni bir üretim planlaması, en az 3-5 yıllık bir gecikme anlamına geliyor. Tüm bu faktörler, F-35 dönüşünün teknik olarak mümkün ancak siyasi ve lojistik olarak oldukça maliyetli olduğunu gösteriyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Trump seçilirse Türkiye F-35 programına geri dönebilir mi?
Trump’ın kişisel olarak Türkiye’ye olumlu yaklaşmasına rağmen, ABD Kongresi’ndeki iki partili direnç ve CAATSA yaptırımları nedeniyle tam geri dönüş düşük ihtimal olarak görülüyor. Sınırlı bir uzlaşı veya finansal tazminat modeli daha olası.
Türkiye F-35 programına neden alınmadı?
Türkiye, Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alması nedeniyle Temmuz 2019’da F-35 programından resmi olarak çıkarıldı. ABD, S-400 radarlarının F-35’in hayalet teknolojisine ait verileri Rusya’ya sızdırabileceğinden endişe ediyor.
Türkiye'nin F-35 programına yaptığı yatırım ne kadar?
Türkiye, F-35 programına ortaklık sürecinde yaklaşık 1.4 milyar dolar yatırım yaptı. Bu miktarın iadesi veya F-16 alımlarında kredi olarak kullanılması diplomatik görüşmelerde gündeme geliyor.
Türkiye F-35 yerine hangi alternatifleri değerlendiriyor?
Türkiye, yerli 5. nesil savaş uçağı KAAN’ı geliştiriyor ve 40 adet Eurofighter Typhoon satın almak için girişimlerde bulunuyor. Ayrıca mevcut F-16 filosunu modernize etmek için ABD ile F-16 Block 70 alımı konusunda müzakereler sürüyor.
CAATSA yaptırımları nedir ve Türkiye'yi nasıl etkiliyor?
CAATSA, ABD’nin hasımlarından savunma ekipmanı satın alan ülkelere yaptırım uygulamasını öngören bir yasa. Türkiye, Rusya’dan S-400 satın alması nedeniyle Aralık 2020’de bu yaptırımlara maruz kaldı. Yaptırımlar, Savunma Sanayii Başkanlığı’na ve yetkililerine varlık dondurma ve vize kısıtlamaları getiriyor.
Kaynaklar: Reuters – Turkey's F-35 Program Suspension Timeline · Atlantic Council – Turkey's F-35 Dilemma and Future Options · Defense News – CAATSA Sanctions Impact on Turkey