Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel jet yakıtı arzının pandemi öncesi seviyelere yaklaştığını ve güçlü hava trafiği talebi sayesinde toparlanmanın sürdüğünü açıkladı. IEA’nın son aylık petrol piyasası raporuna göre, jet yakıtı üretimi 2024’ün ilk çeyreğinde günde yaklaşık 7 milyon varile ulaşarak 2019 ortalamasının yüzde 97’sine erişti. Asya-Pasifik ve Orta Doğu’daki rafineri kapasite artışları arzı desteklerken, fiyatlar talep ve ham petrol maliyetlerine bağlı olarak seyrediyor. Bu analiz, raporun makroekonomik yansımalarını, Türkiye açısından fırsat ve riskleri ve piyasanın gelecek görünümünü okuyucuya sunuyor.
IEA Raporunun Öne Çıkan Bulguları
IEA’nın 2025 Nisan ayı Petrol Piyasası Raporu, küresel jet yakıtı piyasasında belirgin bir denge sağlandığını gösteriyor. Ajans, toplam jet yakıtı/gazyağı arzının günlük 7,1 milyon varille 2019 yılının aynı döneminin yalnızca yüzde 3 altında olduğunu bildirdi. Bu rakam, 2020’nin ikinci çeyreğinde görülen günlük 2,5 milyon varillik dip seviyeye kıyasla dramatik bir iyileşmeyi temsil ediyor.
Raporda öne çıkan başlıklar şunlar:
- Talep toparlanması: Uluslararası hava yolcu taşımacılığı, 2024 yazında rekor seviyelere ulaştı. IATA verilerine göre, küresel yolcu trafiği 2019 seviyesinin yüzde 5 üzerine çıktı.
- Bölgesel farklılıklar: Asya-Pasifik’te jet yakıtı talebi yıllık bazda yüzde 8 artarken, Avrupa’da büyüme yüzde 3 ile daha sınırlı kaldı. Çin iç hat uçuşlarındaki canlanma dikkat çekici.
- Rafineri marjları: Jet yakıtı çatlak marjları (crack spread), artan arza rağmen varil başına 20 doların üzerinde seyrederek rafinerileri teşvik ediyor.
- Sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF): Küresel SAF üretimi 2024’te 2 milyon tonu aştı, ancak toplam jet yakıtı tüketiminin yüzde 1’inden azını oluşturuyor. IEA, 2030 için iddialı hedefler konulduğunu not ediyor.
Hava Trafiğinde Normale Dönüş ve Jet Yakıtı Talebi
Koronavirüs pandemisi, havacılık sektörünü en çok etkileyen krizlerden biriydi. 2020’de küresel hava trafiği yüzde 60’tan fazla daralırken, jet yakıtı tüketimi de paralel olarak çöktü. Ancak 2022 sonrası hızlı normalleşme, bugün arzın yeniden 2019 seviyelerine yaklaşmasını sağladı. IEA verileri, 2024 yılında küresel jet yakıtı talebinin günlük ortalama 6,9 milyon varil olduğunu, 2025’in ilk çeyreğinde ise 7,2 milyon varile yükseldiğini gösteriyor. Bu, tarihi ortalamaların hafif üzerinde bir performans anlamına geliyor.
Talep artışının arkasında üç temel faktör yatıyor:
- Asya-Pasifik patlaması: Çin ve Hindistan başta olmak üzere bölge ülkelerinde orta sınıfın seyahat alışkanlıkları hızla geri döndü. Çin’in iç hat uçuşları 2024’te 2019’a göre yüzde 15 daha fazla yolcu taşıdı.
- Düşük maliyetli taşıyıcılar: Avrupa ve Amerika’da düşük maliyetli havayolları filo sayılarını artırdı, yeni rotalar açtı.
- İş seyahatlerinde toparlanma: Pandemiyle sekteye uğrayan kurumsal seyahatler, esnek çalışma modellerine rağmen yüz yüze toplantı ihtiyacıyla yeniden canlandı. Global Business Travel Association (GBTA) verileri, 2024’te iş seyahati harcamalarının 1,4 trilyon dolara ulaştığını gösteriyor.
Öte yandan, jeopolitik riskler (Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu gerilimleri) bazı rotalarda hava sahası kısıtlamalarına ve daha uzun uçuş sürelerine yol açarak yakıt tüketimini sınırlı da olsa artırıyor.
Rafineri Kapasitesi ve Arz Zinciri Dinamikleri
Jet yakıtı arzındaki toparlanmanın en kritik bileşeni, rafineri kapasitelerindeki artış ve lojistik süreçlerdeki normalleşme oldu. Pandemi sırasında birçok rafineri bakım sürelerini uzatmış veya kapasite düşürmüştü; 2023 sonrası ise yeni yatırımlar devreye girdi. IEA verilerine göre, 2024 yılında küresel rafineri kapasitesi günde yaklaşık 1,5 milyon varil net artış gösterdi. Bu ek kapasitenin büyük bölümü Asya ve Orta Doğu’da gerçekleşti:
- Çin: Yeni mega rafineriler (Yulong, Huizhou gibi) petrokimya entegrasyonuyla birlikte jet yakıtı üretimini artırdı.
- Hindistan: Reliance ve IOC gibi büyük oyuncular ihracat odaklı kapasite genişletti.
- Kuveyt ve Suudi Arabistan: Al-Zour ve Jazan rafinerileri yüksek kaliteli orta distilat üretimine yöneldi.
Avrupa ve ABD’de ise eskiyen rafinerilerin kapanması veya dönüşümü nedeniyle net kapasite artışı sınırlı kaldı. Buna rağmen, transatlantik sevkiyatlardaki iyileşme ve Rusya’ya uygulanan ambargoların yarattığı ticaret akışı değişiklikleri, arzın küresel ölçekte dengelenmesine katkı sağladı. Lojistik olarak, deniz tankeri navlunları 2022 zirvelerinden gerileyerek maliyetleri aşağı çekti; ancak Kızıldeniz’deki Husi saldırıları nedeniyle Afrika rotasına sapma, sefer sürelerini uzatarak birim maliyetleri yükseltti.
Fiyat Hareketleri ve Makroekonomik Etkiler
Jet yakıtı fiyatları, 2022’de varil başına 180 doları aşan tarihi zirvelerden bugünkü 100-110 dolar bandına gerilemiş durumda. IEA, arzın taleple dengelenmesi sayesinde önümüzdeki aylarda fiyatlarda yatay bir seyir öngörüyor. Ham petrol maliyetleri (Brent 80-85 dolar/varil civarında) ve rafineri marjlarının sürdürülebilir seviyelerde olması, hem tüketici hem de havayolu şirketleri açısından öngörülebilir bir ortam yaratıyor.
Ancak makroekonomik açıdan birkaç başlık öne çıkıyor:
- Enflasyonist baskı: Enerji maliyetleri, manşet enflasyonun önemli bir bileşeni. Jet yakıtı fiyatlarındaki istikrar, özellikle hava taşımacılığına bağımlı turizm ve lojistik sektörlerinde fiyat disiplinini destekliyor. TCMB’nin enflasyon raporlarında da enerji ithalat faturasının seyri kritik bir değişken.
- Cari açık: Türkiye gibi net petrol ithalatçısı ülkeler için jet yakıtı dahil enerji ithalatı, cari denge üzerinde doğrudan etkili. 2023’te 37 milyar dolar olan net enerji ithalatının, 2024’te petrol fiyatlarındaki ılımlı seyre bağlı olarak 35 milyar dolar seviyesinde kalması bekleniyor.
- Havayolu mali yapısı: IATA, küresel havayolu endüstrisinin 2024’te 30 milyar dolar net kâr açıklamasını bekliyor. Düşen yakıt maliyetleri, özellikle düşük maliyetli taşıyıcıların kârlılığını artırarak büyüme yatırımlarını teşvik ediyor.
Türkiye Piyasasına Yansımalar
Türkiye, dünyanın en yoğun hava trafiğine sahip ülkelerinden biri. DHMİ verilerine göre, 2024 yılında Türk hava sahasından geçen uçak sayısı 2,3 milyonu aştı, İstanbul Havalimanı Avrupa’nın en yoğun havalimanı unvanını sürdürdü. Bu hareketlilik, jet yakıtı tüketimine doğrudan yansıyor: EPDK verilerine göre, 2024’te jet yakıtı satışları yıllık bazda yüzde 12 artarak 6,5 milyon tona ulaştı.
Küresel arzın rahatlaması Türkiye için şu sonuçları doğuruyor:
- Daha istikrarlı pompa fiyatları: Hava yolu şirketlerinin yakıt maliyeti, operasyonel giderlerin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor. Arz bolluğu, ani fiyat sıçramalarını sınırlayarak havayollarının planlama yapabilmesini sağlıyor.
- Turizm rekabetçiliği: Türkiye, turizmde fiyat avantajını korumak için enerji maliyetlerini düşük tutmalı. Jet yakıtı fiyatlarının ılımlı seyri, charter seferlerini ve tarifeli uçuşları teşvik ederek turizm gelirlerini destekliyor.
- Yurt içi üretim kapasitesi: TÜPRAŞ, İzmit ve Kırıkkale rafinerilerinde jet yakıtı üretimini artırmak için yatırımlara devam ediyor. Ancak iç talebin tamamını karşılamaya yetmiyor; Türkiye, jet yakıtının yaklaşık yüzde 30’unu ithal ediyor. IEA’nın küresel arz görünümü, ithalat maliyetleri açısından olumlu sinyal veriyor.
Öte yandan, Türkiye’nin SAF konusunda adımları sınırlı. THY, 2030’a kadar yüzde 5 SAF kullanım hedefi açıklasa da, yerli üretim tesisi henüz bulunmuyor. Bu alandaki gelişmeler, AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) bağlamında rekabetçilik açısından kritik olacak.
Sıkça Sorulan Sorular
IEA raporuna göre küresel jet yakıtı arzı ne zaman pandemi öncesi seviyeye dönecek?
2025’in ilk çeyreği itibarıyla arz, 2019 seviyesinin yüzde 97’sine ulaştı. IEA, yılın ikinci yarısında tam normalleşme bekliyor.
Jet yakıtı fiyatlarındaki değişim tüketiciye nasıl yansıyor?
Uçak bilet fiyatları, operasyonel maliyetlerin bir parçası olarak dolaylı etkilenir. Yakıt maliyetlerindeki düşüş, rekabetçi fiyatlandırmaya ve daha fazla uçuş seçeneğine olanak tanır, ancak bilet fiyatlarına birebir yansımayabilir.
Türkiye'de jet yakıtı tüketimi ne kadar arttı?
2024’te bir önceki yıla göre yüzde 12 artışla 6,5 milyon tona ulaştı. DHMİ, İstanbul Havalimanı’nın trafik büyümesine bağlı olarak 2025’te talebin daha da yükseleceğini öngörüyor.
Sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) üretimi ne durumda?
2024’te küresel SAF üretimi 2 milyon tonu aştı, ancak toplam jet yakıtı tüketiminin yüzde 1’inden az. IEA, politika teşvikleriyle 2030’da bu oranın yüzde 5’e çıkabileceğini değerlendiriyor.
Kaynaklar: IEA Petrol Piyasası Raporu (Nisan 2025) · T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı DHMİ İstatistikleri