USD/TRY 46,47EUR/TRY 53,14BTC/TRY 2.905.712 TLETH/TRY 77.358 TLGram Altın 6.143 TL

Erdoğan Pezeşkiyan Görüşmesi: Ticarette 30 Milyar Dolar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İran’ın yeni Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan arasında gerçekleşen ilk resmi telefon görüşmesi, ekonomik gündemin merkezine oturdu. Görüşmenin detayları, iki ülke arasında uzun süredir dillendirilen ancak bir türlü istenen seviyeye ulaşamayan **30 milyar dolarlık dış ticaret hacmi** hedefini yeniden canlandırdı. Liderler, ticari bariyerlerin kaldırılması ve enerji ile lojistik koridorlarında iş birliğinin derinleştirilmesi konusunda mutabık kaldı. Bu kritik temas, Türkiye’nin izolasyonist politikalarla mücadele eden komşusuyla ekonomik entegrasyonu artırma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Görüşmenin Perde Arkası: Ekonomik Diplomasi Vurgusu

Görüşmenin Perde Arkası: Ekonomik Diplomasi Vurgusu

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, Erdoğan ve Pezeşkiyan arasındaki diyalogda ikili ilişkilerin kapsamlı bir değerlendirmesi yapıldı. Resmi açıklamada, liderlerin mevcut ticaret hacminden duydukları memnuniyetsizliği dile getirdikleri ve potansiyelin çok altında kalan bu rakamı yukarı çekmek için güçlü bir siyasi irade sergiledikleri belirtildi.

Ekonomi yönetimlerine verilen talimatlar net. Ticaretin önündeki teknik engellerin hızla kaldırılması, gümrük kapılarında bekleme sürelerinin minimize edilmesi ve yeni sınır kapılarının açılması masadaki ana başlıklardı. Türkiye, İran’a uygulanan uluslararası yaptırımların gölgesinde, komşusuyla ticari ilişkilerini bankacılık ve ödeme sistemleri kanallarını çeşitlendirerek derinleştirmenin yollarını arıyor. Görüşmede, Türk firmalarının İran pazarındaki yatırım iştahının korunduğu, özellikle müteahhitlik ve sanayi sektörlerinde yeni iş birliklerine kapı aralandığı gelen bilgiler arasında.

30 Milyar Dolarlık Dış Ticaret Hedefi: Gerçekçi mi?

İki ülke ticaret hacmi son yıllarda dalgalı bir seyir izlese de resmi hedef olan 30 milyar dolar seviyesinin oldukça uzağında. 2023 yılı verilerine göre ikili ticaret hacmi, büyük ölçüde Türkiye’nin enerji ithalatına bağlı olarak yaklaşık 7-8 milyar dolar bandında seyretti. Bu makasın kapanması için sadece doğalgaz ve petrol ticaretinin değil, aynı zamanda sanayi ürünleri, tarım ve hizmetler sektöründeki iş birliğinin de katlanarak artması gerekiyor.

Uzmanlar, bu hedefe ulaşmak için üç kritik eşiğin aşılması gerektiğini vurguluyor:

  • Tercihli Ticaret Anlaşması’nın kapsamının genişletilmesi: Mevcut anlaşma sınırlı sayıda ürünü kapsıyor. Beyaz eşya, otomotiv yan sanayi, makine ve petrokimya gibi katma değerli sektörlerin anlaşmaya dahil edilmesi şart.
  • Bankacılık kanallarının şeffaflaşması: Yaptırımlar nedeniyle SWIFT sistemine erişimde yaşanan sıkıntılar, ticareti büyük ölçüde sınırlı takas ve gayri resmi kanallara itiyor. Bu durum büyük ölçekli kurumsal ticareti engelliyor.
  • Lojistik darboğazların aşılması: Gürbulak, Kapıköy ve Esendere sınır kapılarında yaşanan uzun kuyruklar ve altyapı eksiklikleri, lojistik maliyetleri artırarak rekabet avantajını zedeliyor.

Pezeşkiyan hükümeti, İran’ın dış ticarette yaşadığı dar boğazı aşmak için Türkiye’yi stratejik bir çıkış kapısı olarak görüyor. Bu durum, siyasi iradenin ticaret hacmini kısa vadede 15 milyar dolara, orta vadede ise 30 milyar dolara taşıma konusunda motive edici bir güç oluşturuyor.

Enerji Koridoru ve Doğalgaz İş Birliğinde Yeni Dönem

Enerji Koridoru ve Doğalgaz İş Birliğinde Yeni Dönem

Görüşmede enerji güvenliği ve doğalgaz ticareti kritik bir başlık olarak öne çıktı. Türkiye, İran’dan yıllık yaklaşık 9-10 milyar metreküp doğalgaz ithal ediyor ve bu da Türkiye’nin yıllık tüketiminin kayda değer bir bölümünü oluşturuyor. Mevcut kontrat süresi 2026’da dolacakken, liderlerin bu konuyu görüşmesi enerji piyasaları için stratejik önem taşıyor.

Enerji diplomasisinin bir diğer boyutu ise takas ticareti. Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan potansiyel bir enerji hattı, İran gazının Türkiye’de LNG’ye çevrilmesi veya Türkiye’nin İran gazını kendi iç pazarında tüketirken Azerbaycan gazını Avrupa’ya re-export etmesi gibi formüller uzun süredir konuşuluyor. Jeopolitik riskler nedeniyle rafa kalkan bu projeler, Pezeşkiyan’ın reformcu söylemiyle yeniden canlanabilir.

Milli para birimleriyle ticaret mekanizmalarının güçlendirilmesi de gündemdeki yerini korudu. Türkiye ile İran arasında daha önce hayata geçirilen ve bir dönem kullanılan yerel para birimiyle ticaret (Türk Lirası – İran Riyali) sistemi, döviz transferindeki sıkıntılar nedeniyle işlerliğini büyük ölçüde yitirmişti. Yeni dönemde, merkez bankaları düzeyinde yeni bir takas odası modeli kurulması veya altına dayalı ticaret mekanizmalarının devreye alınması seçenekleri değerlendiriliyor.

Bölgesel Jeopolitik Etkiler: Kalkınma Yolu Koridoru ile Uyum

Ekonomi yönetimleri sadece ikili ticareti değil, büyük ölçekli bölgesel projeleri de masaya yatırdı. Erdoğan’ın, Irak üzerinden Türkiye’ye ve oradan Avrupa’ya bağlanacak olan Basra merkezli Kalkınma Yolu Projesi‘nde İran’ın tamamlayıcı bir rol üstlenmesi için yeşil ışık yaktığı düşünülüyor. Bu proje, İran’ın güney limanlarını Türkiye’nin lojistik ağına bağlayarak Asya-Avrupa ticaret koridorunu çeşitlendirmeyi amaçlıyor.

İran pazarı, Türk müteahhitlik sektörü için de hayati bir alan. Şimdiye kadar Türk müteahhitleri İran’da sınırlı sayıda proje üstlenebilmişti. Pezeşkiyan ile başlayan yeni dönem, İran’ın altyapı yenileme projelerinde Türk firmalarına daha fazla vize verilmesini sağlayabilir. Özellikle İran’ın yaşlanan doğalgaz altyapısının modernizasyonu, rafineri inşaatları ve toplu konut projeleri Türk özel sektörü için milyarlarca dolarlık yeni bir pazar anlamına geliyor. İran tarafı ise Türkiye’nin gelişmiş sanayi ürünlerini ithal ederek iç piyasadaki arz sıkıntısını hafifletmeyi hedefliyor.

Ekonomi Gazeteciliği Perspektifi: Fırsatlar ve Kısıtlar

İki lider arasındaki temas, kısa vadeli piyasa dinamiklerinden ziyade orta ve uzun vadeli bir stratejik yönelimi işaret ediyor. Borsa İstanbul’da işlem gören ve İran pazarına ihracat yapan çimento, demir-çelik ve beyaz eşya sektörleri bu görüşme sonrası pozitif bir momentum yakalayabilir. Özellikle çimento sektörü, İran’ın komşu ülkelere açılan kapılarında yaşanan lojistik sıkıntıların çözülmesiyle ihracatını artırma potansiyeli taşıyor.

Ancak bu tablonun önünde ciddi kısıtlar da bulunuyor. ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarının (CAATSA ve mali yaptırımlar) gölgesinde, Türk bankaları ve büyük ölçekli şirketler, ABD ve AB piyasalarıyla olan finansal entegrasyonları nedeniyle İran ile ticarette temkinli davranmak zorundalar. Bu durum, daha çok küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) gayri resmi kanallar üzerinden ticareti sürdürmesine neden oluyor. Diplomatik kaynaklar, olası bir tahıl koridoru benzeri muafiyet mekanizmasının veya blok zincir tabanlı yeni bir ödeme sisteminin Ankara ve Tahran’da teknik olarak tartışıldığını ancak olgunlaşmış bir plandan uzak olduğunu ifade ediyor.

Sıkça Sorulan Sorular

Erdoğan ve Pezeşkiyan görüşmesinde ekonomik olarak ne konuşuldu?

Görüşmede 30 milyar dolarlık dış ticaret hedefi, enerji iş birliği, doğalgaz kontratlarının yenilenmesi, lojistik koridorlar ve milli para birimleri ile ticaret mekanizmalarının güçlendirilmesi konuları ele alındı.

Türkiye ile İran arasındaki güncel ticaret hacmi ne kadar?

İkili ticaret hacmi 2023 yılı itibarıyla yaklaşık 7-8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Resmi ve uzun vadeli hedef ise bu rakamı 30 milyar dolara çıkarmak.

İran ile ticarette 'swap anlaşması' veya 'takas' ne anlama geliyor?

Standart döviz (dolar/euro) kullanılmadan, ürünlerin ürünle değiştirilmesi veya merkez bankaları arasında karşılıklı kredi limitleri (takas hatları) açılarak yerel para birimleriyle hesaplaşmayı ifade eder. Örneğin Türkiye’nin İran’dan aldığı doğalgazın bedelinin bir kısmını Türk Lirası olarak ödemesi ve İran’ın bu lirayla Türk malı satın alması gibi modelleri kapsar.

Bu görüşme Türkiye'nin enerji arz güvenliğini etkiler mi?

Evet, pozitif etkileyebilir. İran, Türkiye’nin en büyük ikinci doğalgaz tedarikçisi. Mevcut kontratın 2026 sonrası için uzatılması ve fiyat revizyonları, Türkiye’nin enerji arzını çeşitlendirme ve maliyet avantajı sağlama stratejisinin önemli bir parçası.

Amerikan yaptırımları Türkiye-İran ticaretini nasıl etkiliyor?

Yaptırımlar, büyük Türk şirketlerinin ve bankalarının İran ile çalışmasını zorlaştırıyor. Finansal sistemden dışlanma riski (ABD doları takas sistemi nedeniyle) bulunuyor. Bu sebeple ticaret genellikle enerji ithalatıyla sınırlı kalıyor ve sanayi ürünleri ticaretinde potansiyelin altında gerçekleşiyor.

Kaynaklar: T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Resmi Açıklaması · Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ticaret İstatistikleri · Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Doğalgaz Piyasası Sektör Raporu

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2026 Ekonomi Türkiye  ·  Hakkımızda · Künye · Yasal Uyarı · KVKK · İletişim
İçerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.
Scroll to Top