ÇAYKUR Genel Müdürlüğü, 2025 yılı birinci sürgün yaş çay alım kampanyasında toplam 259 bin ton yaş çay alımı gerçekleştirdi. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 12’lik bir düşüşe işaret ederken, Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki yaklaşık 200 bin üretici ailenin sezon başlangıcındaki ekonomik beklentilerini yeniden şekillendirdi. Kampanya süresince uygulanan devlet destekli alım fiyatı ve beraberindeki yaş çay primi, üretici gelirlerinde belirleyici rol oynadı.
Birinci Sürgün Kampanyasının Sayısal Karnesi

Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR), Mayıs ayı itibarıyla başlayan birinci sürgün yaş çay alım kampanyasını tamamladı. Kurumdan yapılan resmi açıklamaya göre, kampanya boyunca üreticilerden toplam 259 bin ton yaş çay alımı yapıldı. Bu hacim, bir önceki yılın birinci sürgün döneminde kaydedilen 295 bin tonluk alımın belirgin şekilde altında kaldı.
Yaşanan bu daralmanın temelinde iki kritik faktör öne çıkıyor. Birincisi, bölgede Nisan ve Mayıs aylarında yaşanan mevsim normallerinin altındaki sıcaklıklar ve düzensiz yağış rejimi, çay filizlerinin gelişimini yavaşlattı. İkincisi ise budama takvimindeki kaymalar nedeniyle bazı bahçelerin ilk sürgüne tam verimle girememesi oldu. Ziraat mühendislerinin saha gözlemleri, özellikle yüksek rakımlı bölgelerde rekolte kaybının yüzde 15’in üzerine çıktığını gösteriyor.
Toplanan yaş çayın fabrikalara sevkiyatında ise herhangi bir lojistik aksama yaşanmadı. ÇAYKUR’a bağlı 47 yaş çay işleme fabrikası, kampanya süresince üç vardiya esasına göre çalışarak günlük ortalama 8 bin 500 ton işleme kapasitesine ulaştı. Bu süreçte özel sektör çay fabrikalarının da devreye girmesiyle üreticinin elindeki ürünün tamamına yakını değerlendirildi.
Üretici Gelirleri ve Devlet Destekleme Politikası
2025 yılı birinci sürgün için belirlenen yaş çay alım fiyatı, kilogram başına 18,50 TL olarak açıklandı. Buna ek olarak, devlet tarafından sağlanan yaş çay desteği (prim) kilogram başına 2,50 TL olarak uygulandı. Böylece üreticinin eline geçen net rakam kilogram başına 21,00 TL seviyesinde gerçekleşti. Bu fiyat, bir önceki yılın aynı dönemine göre nominal olarak yaklaşık yüzde 60’lık bir artışa karşılık geliyor.
Ancak nominal artış oranı, enflasyon karşısında üreticinin reel kazancını tam olarak yansıtmıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, tarım sektöründe kullanılan girdi maliyetleri (gübre, mazot, işçilik) son bir yılda ortalama yüzde 68 oranında arttı. Bu durum, fiyat artışının büyük ölçüde maliyet baskısını dengelemeye yönelik olduğunu gösteriyor.
Bölgedeki ortalama bir üretici ailesinin birinci sürgünde elde ettiği gelir, bahçe büyüklüğüne ve verime bağlı olarak değişkenlik gösteriyor. Yaklaşık 5 dekar çay bahçesine sahip bir aile, ilk sürgünde ortalama 3,5 ton yaş çay teslim ederek brüt 73 bin 500 TL gelir elde etti. Bu tutar, yıllık çay gelirinin yaklaşık yüzde 55’ini oluşturuyor. Geriye kalan kısım ise ikinci ve üçüncü sürgün dönemlerinde şekillenecek.
- Alım Fiyatı: 18,50 TL/kg (brüt)
- Devlet Desteği: 2,50 TL/kg (prim)
- Net Üretici Geliri: 21,00 TL/kg
- Toplam Üreticiye Aktarılan Kaynak: Yaklaşık 5,44 milyar TL
- Ortalama Aile Geliri (5 dekar): 73 bin 500 TL (ilk sürgün)
Bölgesel Ekonomik Dinamikler ve İstihdam Etkisi
Doğu Karadeniz Bölgesi için çay tarımı, yalnızca bir tarımsal faaliyet değil, aynı zamanda bölgenin sosyo-ekonomik dokusunu ayakta tutan temel yapı taşıdır. Rize, Trabzon, Artvin ve Giresun illerini kapsayan çay havzasında yaklaşık 200 bin üretici aile doğrudan çay tarımıyla geçimini sağlıyor. Bu ailelerin toplam nüfusu, bölge nüfusunun yaklaşık yüzde 40’ına tekabül ediyor.
Birinci sürgün dönemi, bölge ekonomisine nakit girişinin en yoğun olduğu zaman dilimidir. 259 bin tonluk alım karşılığında üreticiye aktarılan yaklaşık 5,44 milyar TL’lik kaynak, doğrudan bölgedeki ticari hayata canlılık kazandırdı. Bu dönemde Rize ve çevresindeki illerde perakende satışlar, beyaz eşya ve mobilya alımları, inşaat malzemesi tüketimi belirgin şekilde artış gösterdi. Bölgedeki banka şubelerinin mevduat hacminde de sezon başlangıcıyla birlikte yukarı yönlü hareket gözlemlendi.
İstihdam boyutunda ise mevsimlik işçi hareketliliği dikkat çekti. Çay toplama işinde çalışmak üzere başta Güneydoğu Anadolu Bölgesi olmak üzere Türkiye’nin farklı illerinden yaklaşık 40 bin mevsimlik tarım işçisi bölgeye geldi. Günlük yevmiyelerin ortalama 800 TL ile 1.200 TL arasında değiştiği sezonda, işçi barınma koşulları ve sosyal güvenlik düzenlemeleri ise sivil toplum kuruluşlarının gündemindeki yerini korudu.
Küresel Çay Piyasaları ve Türkiye'nin Rekabet Gücü

Türkiye, dünya çay üretiminde Çin, Hindistan ve Kenya’nın ardından dördüncü sırada yer alıyor. Yıllık ortalama 1,4 milyon ton yaş çay üretimi ile küresel üretimin yaklaşık yüzde 5’ini karşılayan Türkiye, kişi başına yıllık 3,5 kilogramlık tüketimle dünyanın en büyük çay tüketicisi konumunda bulunuyor. Bu yapısal özellik, üretimin neredeyse tamamının iç pazarda tüketilmesine yol açıyor.
Birinci sürgün çayları, kalite açısından en değerli ürün grubunu oluşturuyor. Bu dönemde toplanan çay filizleri, yüksek polifenol içeriği ve düşük lif oranıyla karakterize ediliyor. ÇAYKUR’un bu sürgünden elde ettiği kuru çayın önemli bir kısmı, yüksek kaliteli siyah çay ve özel harman ürünlerinde kullanılıyor. Kurumun 2025 yılı ilk sürgün verilerine göre, ortalama randıman oranı (yaş çaydan kuru çaya dönüşüm) yüzde 20,5 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, geçen yılki yüzde 21,2’lik seviyenin hafif altında kaldı.
İhracat cephesinde ise Türk çay sektörü son yıllarda atılım içinde. 2024 yılında 6 bin 500 ton olarak gerçekleşen çay ihracatı, 2025’in ilk beş ayında 3 bin 200 tona ulaştı. Belçika, Almanya ve ABD başlıca ihracat pazarları olarak öne çıkıyor. ÇAYKUR, özellikle organik çay üretiminde kaydettiği ilerlemeyle Avrupa pazarında rekabet avantajı elde etmeyi hedefliyor. Kurumun 2025 yılı hedefi, toplam çay ihracatını 10 bin ton seviyesine çıkarmak.
İklim Değişikliği ve Çay Tarımının Geleceği
2025 yılı birinci sürgün verileri, iklim değişikliğinin çay tarımı üzerindeki somut etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi. Son beş yıllık dönemde, birinci sürgün başlangıç tarihlerinde belirgin bir kayma yaşanıyor. 2010’lu yıllarda Nisan ayının ilk haftasında başlayan hasat, günümüzde Mayıs ayının ortasına kaymış durumda. Bu durum, toplam hasat sezonunu kısaltırken, ikinci ve üçüncü sürgünlerin verim ve kalitesini de olumsuz etkiliyor.
ÇAYKUR ve Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen Ar-Ge çalışmaları, iklim değişikliğine dirençli çay klonlarının geliştirilmesine odaklanmış durumda. Rize’deki Çay Araştırma Enstitüsü bünyesinde yürütülen ıslah programı kapsamında, kuraklığa ve aşırı yağışa toleranslı 12 yeni çay çeşidi tescil aşamasında. Bu çeşitlerin 2027 yılından itibaren üreticilere dağıtılmaya başlanması planlanıyor.
Öte yandan, organik çay üretimine geçiş süreci de hız kazanıyor. ÇAYKUR’un verilerine göre, 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 25 bin dekar alanda organik çay tarımı yapılıyor. Bu alanın 2030 yılına kadar 100 bin dekara çıkarılması hedefleniyor. Organik çayın kilogram başına üreticiye sağladığı ek prim, konvansiyonel üretime göre yüzde 30 daha fazla gelir anlamına geliyor.
Sıkça Sorulan Sorular
ÇAYKUR 2025 birinci sürgünde ne kadar yaş çay aldı?
ÇAYKUR, 2025 yılı birinci sürgün yaş çay alım kampanyasında toplam 259 bin ton yaş çay alımı gerçekleştirdi. Bu rakam, bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 12’lik bir düşüşü ifade ediyor.
2025 yılı yaş çay alım fiyatı ne kadar oldu?
2025 yılı birinci sürgün için yaş çay alım fiyatı kilogram başına 18,50 TL olarak belirlendi. Devlet desteğiyle birlikte üreticinin eline geçen net tutar 21,00 TL/kg seviyesinde gerçekleşti.
Çay üreticileri birinci sürgünde ortalama ne kadar kazanıyor?
Yaklaşık 5 dekar çay bahçesine sahip bir üretici aile, ilk sürgünde ortalama 3,5 ton yaş çay teslim ederek brüt 73 bin 500 TL gelir elde ediyor. Bu tutar, yıllık çay gelirinin yaklaşık yüzde 55’ini oluşturuyor.
ÇAYKUR yaş çay alım ödemelerini ne zaman yapıyor?
ÇAYKUR, yaş çay alım ödemelerini genellikle kampanya bitiminden sonraki 30 gün içinde üreticilerin banka hesaplarına aktarıyor. Birinci sürgün ödemelerinin Haziran ayı sonuna kadar tamamlanması bekleniyor.
Türkiye dünya çay üretiminde kaçıncı sırada yer alıyor?
Türkiye, yıllık ortalama 1,4 milyon ton yaş çay üretimi ile Çin, Hindistan ve Kenya’nın ardından dünya çay üretiminde dördüncü sırada yer alıyor. Kişi başına yıllık 3,5 kilogram tüketimle ise dünyanın en büyük çay tüketicisi konumunda.
Kaynaklar: ÇAYKUR Genel Müdürlüğü Resmi Açıklaması · Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi · Tarım ve Orman Bakanlığı Çay Sektör Raporu