İngiliz bankacılık devi Barclays, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) politika faizini piyasadaki genel beklentinin aksine “uzun bir süre” sabit tutacağını öngörüyor. Bankanın son müşteri notuna göre, enflasyondaki yapışkanlık, güçlü seyreden iş gücü piyasası ve artan ticaret politikası belirsizlikleri Fed’in elini bağlıyor. Bu senaryo, 2025 yılında sadece bir faiz indirimi fiyatlayan tahvil piyasalarını dahi fazla iyimser buluyor.
Piyasaların İndirim Umudu ile Barclays'in Sabit Faiz Tezi Çatışıyor

Küresel piyasalarda gözler, ABD’de resesyon korkularının yeniden alevlendiği bir dönemde Fed’in atacağı adımlara çevrilmiş durumda. Genel kanı, zayıflayan ekonomik verilerin merkez bankasını yıl sonuna doğru agresif bir gevşeme döngüsüne zorlayacağı yönündeydi. Ancak Barclays’in son değerlendirmesi bu anlatıyı doğrudan sorguluyor. Bankanın kıdemli ekonomistleri, yatırımcıları “daha uzun süre yüksek faiz” (higher for longer) senaryosuna hazırlıklı olmaları konusunda uyarıyor.
Barclays’in analizine göre, Fed’in mevcut yüzde 5,25 ila 5,50 aralığındaki federal fonlama faizini yılın kalan bölümünde sabit tutması en olası sonuç. Hatta banka, 2025 yılının önemli bir kısmında da bu seviyelerin korunabileceğinin altını çiziyor. Bu görüş, CME FedWatch Tool verilerine göre Eylül ayı itibarıyla en az üç adet 25 baz puanlık faiz indirimi fiyatlayan piyasanın oldukça dışında bir noktada konumlanıyor.
Bu ayrışmanın temelinde yatan unsur, enflasyonun seyri. Barclays, manşet enflasyondaki düşüşün aldatıcı olabileceğini, özellikle barınma maliyetleri ve hizmet sektörü enflasyonundaki katılığın devam ettiğini vurguluyor. Çekirdek Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) yıl sonunda dahi yüzde 3’ün üzerinde kalabileceği uyarısı, Fed’in yüzde 2’lik hedefinden hâlâ uzak olunduğunu gösteriyor.
"Yapışkan Enflasyon" ve Ticaret Savaşları Fed'in Elini Zayıflatıyor

Barclays’in tezini güçlendiren en kritik faktör, enflasyonun “son kilometre” probleminin çözülememiş olması. Mal fiyatlarındaki dezenflasyon büyük ölçüde tamamlanmış olsa da hizmet fiyatları beklenenden çok daha inatçı bir görünüm sergiliyor. Raporda şu ifadelere yer veriliyor: “İş gücü piyasası soğumaya devam etse de ücret artış hızının hâlâ tarihsel ortalamaların üzerinde seyretmesi, özellikle emek yoğun sektörlerde fiyat baskılarını canlı tutuyor.”
Buna ek olarak, jeopolitik riskler ve küresel tedarik zincirindeki yeni kırılganlıklar da fiyat istikrarını tehdit ediyor. Barclays’e göre, ABD’nin yükselen ticaret tarifeleri ve potansiyel misilleme adımları, ithal mallar üzerinden enflasyonu yukarı yönlü besleyebilir. Bu durum, Fed’in gevşemeye gitmesi halinde enflasyonu yeniden alevlendirme riskini doğuruyor ve bu riski almak istemeyen bir Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) tablosu çiziyor.
Tahvil Piyasasına ve Gelişmekte Olan Ülkelere Olası Yankılar
Barclays’in “uzun süre sabit faiz” öngörüsü, özellikle ABD tahvil piyasasında ciddi bir fiyatlamaya neden olabilir. Piyasanın agresif faiz indirimi beklentisiyle şu anda aşağı yönlü seyreden getirilerin, eğer Fed gerçekten sabit durursa sert bir düzeltme yapması beklenir. Barclays stratejistleri, ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde mevcut beklentilerin aksine yeniden yükseliş görülebileceği sinyalini veriyor. Bu durum, küresel ölçekte borçlanma maliyetlerinin referansı olan ABD tahvilleri aracılığıyla tüm dünyayı etkileyecek bir gelişme.
Bu bağlamda, gelişmekte olan piyasalar için de çift taraflı bir baskı söz konusu:
- Doların gücü: Faizlerin yüksek kalması doların değerini destekleyerek, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde değer kaybı baskısı yaratabilir.
- Sıcak para akışı: Cazip ABD tahvil getirileri, gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışına neden olarak finansal istikrarı tehdit edebilir.
- Merkez bankası ikilemi: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası gibi enflasyonla mücadele eden kurumlar, dış finansman baskısı altında sıkı para politikasını uzatmak zorunda kalabilir.
Fed'in İletişim Stratejisi ve Yatırımcının Korkulu Rüyası: 2026'ya Kalan Faiz
Barclays raporu, Fed Başkanı Jerome Powell’ın sözlü yönlendirme politikasına ince bir eleştiri olarak da okunabilir. Bankaya göre, piyasanın bu kadar agresif indirim beklemesinin bir sebebi de Fed’in geçtiğimiz aylardaki güvercin tondaki açıklamaları. Ancak veriler, sözlü yönlendirmenin aksine bir tablo sunuyor. Barclays, Fed’in piyasa beklentilerini yönetmek için yakın zamanda daha şahin bir iletişim diline dönmek zorunda kalacağını tahmin ediyor.
Banka, tahminlerini şu üç temel senaryo üzerine inşa ediyor:
- Baz Senaryo (En Yüksek Olasılık): Fed, 2024 yılının tamamında ve 2025’in ilk yarısında beklemede kalacak. Faiz oranlarında ilk hareketin 2025 son çeyreğinde sınırlı bir indirim olarak gelebileceğini öngörüyor.
- Şahin Senaryo: Eğer enerji fiyatlarında jeopolitik nedenlerle ani bir sıçrama olur veya ticaret tarifeleri beklenmedik ölçüde genişlerse, Fed’in bir sonraki hamlesi faiz indirimi değil, faiz artırımı olabilir.
- Güvercin Senaryo: Beklenenden çok daha hızlı bir resesyon, Fed’i erken indirime zorlayabilir ancak Barclays bu senaryoya düşük olasılık veriyor.
Bu tablo, “Fed pivotu” bekleyen teknoloji hisseleri ve kripto para piyasaları için potansiyel bir hayal kırıklığı anlamına geliyor. Düşük faiz ortamına göre konumlanan büyüme odaklı varlıklar, likiditenin beklenenden uzun süre kısıtlı kalması durumunda volatilite ile karşı karşıya kalacak.
Türkiye Ekonomisi ve Küresel Yatırımcı Açısından "Daha Uzun Süre Yüksek Faiz"in Kodları
Barclays’in bu analizi, küresel finansal koşulların kısa vadede gevşemeyeceğine işaret ettiği için Türkiye gibi kırılgan ekonomiler adına kritik bir uyarı niteliği taşıyor. Eğer Fed faizi uzun süre sabit tutarsa, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ülkeler için dış finansman maliyeti yüksek kalmaya devam edecek. Bu durum, Türkiye’nin ekonomik programının sürdürülebilirliği ve cari denge dinamikleri üzerinde belirleyici olabilir.
Analistler, bu tür bir ortamda yatırımcıların savunmasız kalabilecek hisse senetlerinden ziyade, yüksek getiri sunan kısa vadeli tahvillere ve nakit benzeri enstrümanlara yönelmelerinin akılcı olabileceğini belirtiyor. Barclays’in raporu, bir süredir piyasanın merak ettiği “Fed ne zaman adım atacak?” sorusuna net bir yanıt veriyor: Acele etmeyin, çünkü Fed’in de acelesi yok.
Sorumluluk Reddi: Bu içerik tamamen bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza dayanarak alınız.
Sıkça Sorulan Sorular
Barclays'in Fed faiz kararına ilişkin son öngörüsü nedir?
Barclays, ABD Merkez Bankası’nın politika faizini piyasa beklentilerinin aksine uzun bir süre yüzde 5,25-5,50 aralığında sabit tutacağını ve 2025 yılı sonuna kadar sadece sınırlı bir indirim yapabileceğini öngörüyor.
Piyasalar 2024 yılı için kaç faiz indirimi bekliyor?
CME FedWatch verilerine göre piyasalar, Fed’in 2024 yılı sonuna kadar en az iki veya üç adet 25 baz puanlık faiz indirimi yapmasını fiyatlıyor. Barclays ise bu yıl hiç indirim yapılmayabileceğini düşünüyor.
Fed neden faiz indirimi yapmakta acele etmiyor?
Barclays’e göre enflasyonun özellikle hizmet sektöründe yapışkan kalması, iş gücü piyasasının gücünü koruması ve artan ticaret belirsizlikleri, yeniden enflasyon riskini doğurmamak için Fed’i temkinli davranmaya itiyor.
Fed'in faizi uzun süre sabit tutması gelişmekte olan ülkeleri nasıl etkiler?
Yüksek ABD faizleri doların güçlü kalmasına yol açar, bu da gelişmekte olan ülke para birimlerinde değer kaybına ve borçlanma maliyetlerinin artmasına neden olarak finansal istikrarı olumsuz etkileyebilir.
Barclays tahminlerinde hangi senaryoları öne çıkardı?
Bankanın baz senaryosu faizin uzun süre sabit tutulması yönünde. Şahin senaryoda enerji ve tarife şoklarıyla faiz artışı gelebileceğini, güvercin senaryoda ise derin bir resesyonun erken indirime zorlayabileceğini ancak buna düşük olasılık verdiğini belirtti.
Kaynaklar: Bloomberg HT · Investing.com