USD/TRY 46,71EUR/TRY 53,18BTC/TRY 2.871.543 TLETH/TRY 79.507 TLGram Altın 6.193 TL

KKM Bakiyesinde Düşüş Sürüyor: 2025 Verileri

Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarındaki toplam bakiye, 2025 yılının ilk aylarında da düşüş eğilimini sürdürdü. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, geçen yılın zirve seviyesi olan 3,4 trilyon TL’den yaklaşık 800 milyar TL’nin altına gerileyen bakiye, ekonomi yönetiminin kademeli çıkış stratejisinin etkilerini net biçimde ortaya koyuyor. Bu daralma, kamu maliyesi üzerindeki kur riskini azaltırken, Türk lirası mevduatların toplam içindeki payını da artırıyor.

Haftalık BDDK Verileri ve Güncel Bakiye

Haftalık BDDK Verileri ve Güncel Bakiye

BDDK’nın haftalık bülteninde yer alan son veriler, KKM hesaplarındaki çözülmenin hız kestiğini ancak istikrarlı biçimde devam ettiğini gösteriyor. 2025 yılı Şubat ayı itibarıyla toplam KKM bakiyesi, kur koruması olmayan KKM hesaplarındaki dönüşümlerin de etkisiyle 800 milyar TL sınırının altına indi. Bu seviye, Ağustos 2023’te ulaşılan 3,4 trilyon TL’lik tarihi zirvenin oldukça altında bulunuyor.

Verilere göre düşüşün temel dinamiğini iki faktör belirliyor:

  • Vade sonunda yenilememe: Mevduat sahipleri, kur farkı ödemesinin cazibesini yitirmesiyle vadesi gelen hesaplarını standart TL mevduata veya dövize yönlendiriyor.
  • Kur korumasız dönüşümler: Bankaların bilançolarındaki KKM’yi azaltma hedefi doğrultusunda, müşterilere sunulan cazip TL mevduat faizleri dönüşümü hızlandırıyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın aylık raporları da bu düşüşü doğruluyor. Bakanlık verileri, KKM’nin toplam mevduat içindeki payının 2023 ortasında yüzde 25’in üzerindeyken, 2025 başında yüzde 7’nin altına gerilediğini ortaya koyuyor.

Düşüşü Tetikleyen Temel Faktörler

KKM bakiyesindeki erimenin ardında yatan nedenler, hem makroekonomik politikalardaki değişimi hem de piyasa dinamiklerini yansıtıyor. 2023 ortasında başlayan sıkı para politikası dönüşümü, bu sürecin en kritik tetikleyicisi oldu.

İlk olarak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizini yüzde 50 seviyesine çıkarması, alternatif getirileri radikal biçimde değiştirdi. Standart TL mevduat faizlerinin yüzde 45-50 bandına yükselmesi, kur korumasının sağladığı potansiyel avantajı büyük ölçüde törpüledi. Döviz kurlarının görece yatay seyretmesi de, kur farkı ödemesi beklentisini düşürerek KKM’nin cazibesini azalttı.

İkinci önemli faktör, ekonomi yönetiminin attığı idari adımlar oldu. TCMB’nin bankalara getirdiği KKM’den TL mevduata dönüşüm hedefleri ve menkul kıymet tesisi zorunlulukları, bankaları agresif biçimde bu enstrümanı küçültmeye yöneltti. Bankalar, hem kendi bilanço risklerini yönetmek hem de düzenleyici kurumların beklentilerini karşılamak için müşterilerini standart ürünlere geçmeye teşvik etti.

Üçüncü olarak, kur korumalı hesaplara uygulanan stopaj oranlarındaki değişiklikler de talebi etkiledi. Vade sonunda elde edilen getirinin vergilendirilmesi, net kazancı düşürerek yatırımcı tercihlerini şekillendirdi.

Bütçeye ve Kamu Maliyesine Yansımaları

Bütçeye ve Kamu Maliyesine Yansımaları

KKM’nin küçülmesi, kamu maliyesi açısından kritik bir rahatlama anlamına geliyor. Programın en tartışmalı yönü, kur farkı ödemelerinin Hazine ve TCMB üzerinde oluşturduğu yüktü. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, 2022 ve 2023 yıllarında KKM kaynaklı kur farkı ödemeleri yüz milyarlarca lirayı buldu ve bütçe açığının genişlemesinde önemli rol oynadı.

Bakiyenin 800 milyar TL’nin altına inmesiyle birlikte, olası kur hareketlerinden doğacak mali risk de orantılı olarak azalıyor. Hazine, 2025 yılı bütçe sunumunda KKM maliyetlerinin bir önceki yıla göre belirgin biçimde düşeceğini öngörmüştü. Gerçekleşmeler şu ana kadar bu projeksiyonla uyumlu ilerliyor.

Ancak uzmanlar, stokun tamamen erimeden geçecek her günün Hazine için bir risk unsuru olmaya devam ettiğini vurguluyor. Özellikle döviz piyasasında yaşanabilecek beklenmedik bir sıçrama, kalan bakiye üzerinden yine de ciddi bir maliyet üretebilir. Bu nedenle ekonomi yönetimi, kademeli ama kararlı çıkış stratejisini sürdürüyor.

Bütçe tarafındaki olumlu etkinin yanı sıra, sistemden çıkan likiditenin büyük bölümünün TL mevduatta kalması, finansal istikrar açısından da pozitif bir sinyal olarak değerlendiriliyor.

TL Mevduata Geçiş ve Bankacılık Sektörüne Etkisi

KKM’den çıkışın en somut sonuçlarından biri, Türk lirası mevduatların toplam mevduat içindeki payının artması oldu. BDDK verileri, TL mevduatın payının yeniden yüzde 50’nin üzerine çıktığını gösteriyor. Bu durum, bankacılık sektörünün bilanço yapısını daha sağlıklı bir kompozisyona kavuşturuyor.

Bankalar açısından bakıldığında, KKM hesapları her ne kadar mevduat olarak sınıflandırılsa da, içerdikleri kur riski nedeniyle bilançolarda karmaşık bir yapı oluşturuyordu. Bu hesapların standart TL mevduata dönüşmesi, bankaların vade uyumsuzluğu ve kur riski yönetimini kolaylaştırıyor.

Öte yandan, TL mevduata dönüşümün bankalar açısından bir maliyet boyutu da bulunuyor. Müşterileri sistemde tutabilmek için sunulan yüksek mevduat faizleri, kredi-mevduat makasını daraltarak banka karlılıklarını baskılıyor. Sektör temsilcileri, KKM’den çıkış sürecinin tamamlanmasıyla birlikte faiz rekabetinin bir miktar normale dönebileceğini ifade ediyor.

Uzman Görüşleri ve Çıkış Stratejisinin Geleceği

Ekonomi çevrelerinde, KKM’den çıkış sürecinin mevcut hızda devam etmesi halinde 2025 yılının ikinci yarısında bakiyenin çok daha düşük seviyelere inebileceği değerlendiriliyor. Eski Hazine yetkilileri ve bağımsız ekonomistler, programın sonlandırılmasına yönelik takvimin büyük ölçüde piyasa koşullarına bağlı olduğunu belirtiyor.

Prof. Dr. Hakan Kara gibi eski TCMB başekonomistleri, KKM’nin bir ‘köprü’ enstrümanı olarak işlevini tamamladığını ve sistemden çıkışın finansal istikrarı tehdit etmeden sürdürülebileceğini ifade ediyor. Ancak çıkış sürecinde döviz talebinde beklenmedik bir sıçrama yaşanmaması için TCMB rezervlerinin güçlü tutulması gerektiğinin altını çiziyorlar.

Ekonomi yönetiminin yol haritasında, KKM’nin tamamen sonlandırılması için net bir tarih telaffuz edilmese de, Orta Vadeli Program (OVP) hedefleri bu enstrümanın 2025 sonuna kadar marjinal bir seviyeye indirilmesini öngörüyor. Mevcut düşüş trendi, bu hedefin tutturulabilir olduğuna işaret ediyor.

Sıkça Sorulan Sorular

KKM bakiyesi şu anda ne kadar?

2025 yılı Şubat ayı itibarıyla Kur Korumalı Mevduat toplam bakiyesi yaklaşık 800 milyar TL’nin altına gerilemiş durumda. Bu rakam, Ağustos 2023’teki 3,4 trilyon TL’lik zirve seviyenin oldukça altında.

KKM bakiyesi neden düşüyor?

Düşüşün başlıca nedenleri arasında TCMB’nin yüksek politika faizi sayesinde standart TL mevduat faizlerinin cazip hale gelmesi, döviz kurlarının yatay seyretmesi, bankalara getirilen TL mevduata dönüşüm hedefleri ve KKM’ye uygulanan stopaj düzenlemeleri yer alıyor.

KKM'deki düşüş bütçeyi nasıl etkiliyor?

KKM bakiyesinin azalması, Hazine’nin üstlendiği kur farkı ödeme riskini düşürüyor. 2022 ve 2023’te yüz milyarlarca lirayı bulan KKM kaynaklı bütçe yükü, 2025’te belirgin biçimde azalıyor ve bütçe açığının kontrol altına alınmasına katkı sağlıyor.

KKM tamamen ne zaman bitecek?

Ekonomi yönetimi net bir bitiş tarihi açıklamasa da, Orta Vadeli Program hedefleri KKM’nin 2025 sonuna kadar marjinal bir seviyeye indirilmesini öngörüyor. Mevcut düşüş hızı, bu hedefin yakalanabileceğini gösteriyor.

KKM'den çıkan para nereye gidiyor?

BDDK verilerine göre, KKM’den çıkan fonların büyük bölümü standart Türk lirası mevduat hesaplarına yöneliyor. TL mevduatın toplam mevduat içindeki payı yeniden yüzde 50’nin üzerine çıkmış durumda.

Kaynaklar: BDDK Haftalık Bülten · TCMB Parasal ve Finansal İstatistikler · Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Maliyesi Raporları

📊

Büyüme Stratejisi Raporunu Ücretsiz İndir

Türkiye ekonomisine dair kapsamlı analiz ve büyüme stratejisi raporumuzu e-posta adresinize gönderelim.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2026 Ekonomi Türkiye  ·  Hakkımızda · Künye · Yasal Uyarı · KVKK · İletişim
İçerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.
Scroll to Top