Küresel tedarik zincirinde yaşanan kırılmalar, 2023 yılında havayolu sektörüne toplamda 11 milyar dolar ek maliyet yükledi. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) tarafından yayımlanan verilere göre; motor, yedek parça ve kabin ekipmanlarındaki tedarik gecikmeleri, özellikle dar gövde uçakların yere bağlanma sürelerini uzatarak ciddi kapasite kayıplarına yol açtı. Bu kayıplar, döviz kurlarındaki dalgalanmalarla birleşince Türkiye gibi ithalatçı ülkelerde bilet fiyatlarını yukarı çekti. Aşağıdaki analizde, sorunun kökenlerini, havayolu şirketlerine maliyetini ve Türkiye’ye özgü yansımalarını ele alıyoruz. Yatırım tavsiyesi değildir.
Küresel Tedarik Zinciri Neden Kilitlendi?

Pandemi sonrası toparlanma, beklenenden çok daha hızlı gerçekleşince havacılık endüstrisi ciddi bir arz talep dengesizliği ile karşı karşıya kaldı. 2020-2021 döneminde siparişlerin iptal edilmesi ve üretimin durma noktasına gelmesi, tedarikçilerin kapasitelerini düşürmesine yol açtı. Talep sıçramasıyla birlikte başta çip olmak üzere kritik bileşenlerin üretimi yetişemedi.
IATA verilerine göre, 2023’ün ilk yarısında ortalama uçak kullanılabilirlik oranı yüzde 80’in altına geriledi. Özellikle CFM International LEAP ve Rolls-Royce Trent motorlarında yaşanan dayanıklılık sorunları, bakım sürelerini rekor seviyelere çıkardı. Bu durum, dar gövde filoların yaklaşık yüzde 10’unun atıl kalmasına neden oldu. Boeing ve Airbus gibi üreticiler, yedek parça sevkiyatında 6 ayı aşan gecikmeler bildiriyor.
- Yarı iletken krizi: Havacılık elektroniği için gereken çiplerin üretimi, otomotiv ve tüketici elektroniği ile rekabet halinde.
- Jeopolitik riskler: Rusya-Ukrayna savaşı; titanyum, alüminyum gibi stratejik metallerin arzını sekteye uğrattı.
- Lojistik darboğazlar: Konteyner kıtlığı ve liman sıkışıklıkları, denizyolu ile taşınan büyük parçaların teslim sürelerini 2-3 kat uzattı.
Motor üreticileri, bakım-onarım (MRO) tesislerine yeterli teknik personel bulmakta zorlanıyor. Havacılıkta kalifiye işgücü açığı, sektörün en acil meselelerinden biri haline geldi. Tüm bu faktörler birleşince, havayolu şirketlerinin planladığı filo genişlemesi sekteye uğradı ve kiralama maliyetleri fırladı.
Havayolu Şirketleri İçin Maliyet Kalemleri
IATA tarafından açıklanan 11 milyar dolarlık kayıp, yalnızca gelir kaybını değil, aynı zamanda doğrudan operasyonel giderleri de kapsıyor. Maliyetleri beş ana başlık altında toplamak mümkün:
- Yedek uçak kiralama: Atıl kalan uçakların yerine ACMI (uçak, mürettebat, bakım, sigorta) sözleşmeleriyle kiralanan ekstra kapasite, normal döneme göre yüzde 40 daha pahalıya mal oldu.
- Yakıt verimsizliği: Yeni nesil uçakların teslim edilememesi, eski ve daha çok yakıt tüketen modellerin kullanımını zorunlu kıldı. Özellikle Boeing 737 NG ve A320ceo tip uçakların filoda kalma süresi uzadı.
- Bakım maliyetleri: Beklenmeyen motor duruşları, acil bakım ekipleri ve ekspres kargo ile yedek parça tedariki, ortalama bakım bütçelerini yüzde 25 aştı.
- İptal ve rötarlar: Yolcu memnuniyetsizliği ve AB EC261 gibi tazminat düzenlemeleri kapsamında ödenen cezalar, büyük havayollarında yüz milyonlarca doları buldu.
- Sigorta primleri: Teslim tarihlerindeki belirsizlik, sigorta şirketlerinin risk primlerini yukarı çekmesine yol açtı.
Airbus ve Boeing’in 2023 yılı teslimat hedeflerinin gerisinde kalması, bu maliyetlerin 2024’e de sarkmasına neden oldu. Kiralama şirketleri, yeni uçak bekleyen havayollarından yüksek uzatma bedelleri tahsil etmeye başladı. 2024 kârlılık raporumuz bu konuyu daha ayrıntılı ele alıyor.
Türkiye'deki Havacılık Sektörüne Yansımalar

Türkiye, döviz kuru hassasiyeti yüksek bir ekonomide havacılık faaliyetlerini sürdürüyor. Türk Hava Yolları (THY) ve Pegasus gibi büyük taşıyıcılar, uçak kiralama, yedek parça ve yakıt alımlarını büyük ölçüde ABD doları ve euro üzerinden yapıyor. 2023’te TL’nin dolar karşısında yüzde 30’un üzerinde değer kaybetmesi, tedarik zinciri kaynaklı ek maliyetlerin katlanarak büyümesine yol açtı.
THY örneği: THY, 2023’te filosuna 10 yeni nesil A321neo eklemeyi planlarken Airbus’taki gecikmeler nedeniyle yalnızca 4 teslimat alabildi. Teslim alamadığı uçaklar için alternatif kiralama maliyeti, şirketin 2023 ikinci çeyrek finansal sonuçlarında açıklandığı üzere net kârı yüzde 15 oranında baskıladı. Aynı zamanda artan talep, bilet fiyatlarında yüzde 35-40 oranında artışa neden oldu.
Pegasus Havayolları: Düşük maliyetli iş modeliyle çalışan Pegasus, yedek parça bulunurluğu sorunları nedeniyle 2023 yaz sezonunda planladığı kapasitenin yüzde 8’ini kullanamadı. Bu durum, özellikle iç hat pazarında rekabet gücünü olumsuz etkiledi.
Döviz kurunun etkisi yalnızca maliyetlerle sınırlı kalmadı; yurt dışına seyahat eden Türk yolcuların alım gücü düştü, bu da dış hat talebinde yavaşlamaya yol açtı. Sektör temsilcileri, tedarik zinciri sorunları çözülmeden bilet fiyatlarında kalıcı bir düşüş beklenmemesi gerektiğini vurguluyor. Döviz kurları ve turizm ilişkisi bağlantımızda daha fazla veri bulabilirsiniz.
IATA'nın Çözüm Önerileri ve Gelecek Tahmini
IATA, sorunun kısa vadede tamamen çözülemeyeceğini kabul etmekle birlikte, dayanıklılığı artırmak için bazı kritik adımlar öneriyor. Birlik, üreticiler ve tedarikçilerle daha şeffaf bir iletişim kurulması gerektiğinin altını çiziyor. 2023 yılı Kasım ayında yayımlanan “Tedarik Zinciri Eylem Planı” şu noktaları içeriyor:
- Stratejik stok yönetimi: Kritik yedek parçalar için bölgesel depolama havuzları oluşturulması.
- Çoklu kaynak stratejisi: Tek bir tedarikçi yerine en az iki farklı coğrafyadan ikmal.
- Dijital ikiz teknolojisi: Bakım süreçlerini simüle ederek arızaların önceden tahmin edilmesi.
- Sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) ile entegrasyon: SAF üretim tesislerinin de tedarik zincirine dahil edilmesi.
2024 yılına ilişkin tahminler, iyimser olmakla birlikte mesafeli. IATA, 2024’te küresel havayolu net kârının 30 milyar doları aşmasını beklerken, tedarik zincirinden kaynaklanan maliyetlerin 5 milyar dolara gerileyeceğini öngörüyor. Ancak bu düşüş, jeopolitik istikrara ve üreticilerin üretim hızına bağlı. Özellikle Boeing’in 737 MAX üretim denetimleri ve Airbus’ın A320neo motor seçeneklerindeki çeşitlenme, piyasanın yönünü belirleyecek ana unsurlar olarak görülüyor.
Sektörün Toparlanma Süreci ve Alınması Gereken Dersler
Tedarik zinciri krizi, havacılığın ne kadar kırılgan bir ekosisteme sahip olduğunu bir kez daha gösterdi. Gelecekte benzer şokların önlenmesi için havayolu şirketlerinin ve regülatörlerin işbirliği yapması şart. Döviz riskini yönetmek adına finansal hedging (korunma) araçlarının daha yaygın kullanılması, özellikle Türkiye gibi volatilitesi yüksek para birimine sahip ülkeler için elzem hale geldi.
Önümüzdeki dönemde, filo planlamasında esneklik kazandıracak “power by the hour” tipi sözleşmelerin ve uçuş başına kiralama modellerinin yaygınlaşması bekleniyor. Eğitimli teknik personel havuzunun genişletilmesi ise en acil insan kaynağı politikası olmaya devam ediyor.
Her ne kadar maliyet baskıları sürse de, hava trafiğindeki yapısal büyüme eğilimi sektöre duyulan güveni canlı tutuyor. Ancak yatırımcıların ve yolcuların, tedarik zincirindeki iyileşme sinyallerini yakından takip etmesi gerekiyor. Unutulmamalıdır ki, bu metin yalnızca bilgilendirme amacı taşır ve herhangi bir yatırım tavsiyesi niteliğinde değildir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tedarik zinciri sorunları havayolu sektörünü en çok hangi yönden etkiledi?
Motor ve yedek parça tedarikindeki gecikmeler, uçakların yere bağlanma sürelerini uzatarak kapasite kaybına ve ek kiralama maliyetlerine yol açtı. Yeni nesil uçak teslimatlarındaki aksaklıklar ise yakıt verimliliği avantajının ertelenmesine neden oldu.
IATA'nın 11 milyar dolarlık kayıp hesabı hangi verilere dayanıyor?
Rakam, IATA’nın 2023 finansal tahmin raporunda yer alıyor. Hesaplamaya; kayıp gelirler, ek kiralama masrafları, artan bakım giderleri, iptal tazminatları ve sigorta prim farkları dahil ediliyor.
Türk havayolu şirketleri bu durumdan neden daha ağır etkileniyor?
Türkiye’deki taşıyıcılar, uçak kiralama ve yedek parça alımlarını dövizle yaptıkları için TL’deki değer kaybı maliyetleri katlıyor. Ayrıca filosunu hızla yenilemek isteyen THY ve Pegasus, teslimat gecikmelerinden doğrudan etkileniyor.
Tedarik zinciri krizinin çözülmesi için hangi adımlar atılıyor?
IATA; bölgesel stok havuzları, çoklu tedarikçi stratejisi, dijital ikiz teknolojisinin yaygınlaştırılması ve SAF üretim tesislerinin entegrasyonu gibi öneriler sunuyor. Üreticiler, üretim bantlarını hızlandırmak için yeni yatırımlar planlıyor.
Kaynaklar: IATA 2023 Finansal Tahmin Raporu · Anadolu Ajansı – Havacılıkta tedarik zinciri krizi