SON DAKİKA

Nükleer enerji neden gerekli? Kamuoyunda neden kötü tanıtılıyor?

Ülkemizde Nükleer enerji santralin yerini, bakış açılarını incelemeden önce nükleer santral nedir ne değildir kısaca bahsedelim. Nükleer santral reaktör kullanılarak radyoaktif maddelerle elektrik enerjisi üretilen tesis anlamına gelir.

Bu haber 23 Kasım 2007 - 20:46 'de eklendi ve 18 views kez görüntülendi.

Ülkemizde Nükleer enerji santralin yerini, bakış açılarını incelemeden önce nükleer santral nedir ne değildir kısaca bahsedelim. Nükleer santral reaktör kullanılarak radyoaktif maddelerle elektrik enerjisi üretilen tesis anlamına gelir. Nükleer santralde bir ya da daha fazla reaktör olabilir, asıl işlemi yapan reaktördür. Termik santralin nükleer santralden farkı ise yakıt farkıdır, termik santral su buharı kullanarak elektrik üretir suyu ısıtmak için genelde kömür yakar, nükleer santral ise radyoaktif madde kullanır. Nükleer santralin kullanımı çok daha emniyetli yapılmalıdır ve çok daha fazla güvenlik önlemi gerektirmektedir. NASA’ya yani Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesine göre Nükleer santral çevre ve doğa için daha az zararlıdır çünkü Termik santralde havaya karbondioksit salınımı çok yüksek düzeylerdedir ve doğa için çok zararlıdır. Fakat nükleer santralde de radyoaktif maddelerin tehlikeli olabilme ihtimali yüzünden en yüksek güvenlik önlemlerinin alınması görüşünü kabul eder yine de nükleer santralde aksilik olmadıkça verdiği zarar termik santralden kat kat daha azdır. Türkiye’de Mersin’de Akkuyu’da inşaatına başlanan Nükleer Santral için oldukça kamuoyu tepkisi mevcuttur. Uluslararası çevreci örgütler tarafından ülkemizde nükleer santral kurulmaması için kampanyalar düzenlenmektedir. Sürekli oluşabilecek tehlikelerden bahsedilmekte ve insanların gözü korkutulmaktadır. Fakat bizzat bu insancı örgütlerin merkezlerinin bulunduğu ülkelerde bu tip kampanyalarına sık rastlanamaz, Bu uluslararası örgütler Türkiye’ye nükleer santral kurulmasının tehlikeli olacağını anlatır fakat ekonomik yönden gelişmiş ülkelerde aynı tip davranışları ya çok nadir ya da hiç sergilemezler. Dolayısıyla normal şekilde sosyal medya kullanan, televizyon izleyip sadece medyaya güvenen kişiler tarafından “nükleer santral birkaç ülke hariç başka yerde bulunmaz çünkü çok tehlikelidir, kimse bunu kurmuyor, bizde kurmayalım kendimizi riske atmayalım” tarzında düşünceler oluşması kuvvetle muhtemel. Şimdi nükleer santralin dünya genelinde adetlerine biraz göz atalım; Kanada’da 14 adet, Çin’de 11 adet, Fransa’da 59 adet, Almanya’da 17 adet, Japonya’da 55 adet, Hollanda’da 1 adet, Rusya’da 14 adet, İsveç’te 10 adet,  İngiltere’de 19 adet ve son olarak ABD’de 104 adet nükleer reaktör bulunmaktadır. Bu rakamların doğruluğunu tek bir kaynağa bağlı kalmadan tekrar araştırmanızı ve sonra düşünmenizi rica ediyoruz, sadece bize güvenmeyin kendiniz araştırın. Görüldüğü üzere dünya ekonomisinde rol oynayan, ekonomisi gelişmiş ülkeler genellikle nükleer santrali tercih etmekteler. Çevreci, sağlıkçı bir takım uluslararası örgütler bu ülkelerde ya hiç ya da çok az şekilde nükleer santral karşıtı davranırken neden bizim ülkemizde nükleer santrale çok karşı kesin bir tutum içerisindeler? Neden bizim insanımıza nükleer santralin sadece kötü olma ihtimallerini anlatıp bu yönde kamuoyu oluşturma çabasındalar? Bu sorular her vatandaşın kendi özgür iradesiyle cevaplaması gereken sorular fakat sizi mantıklı olmaya davet ediyoruz. Türkiye’de Mersin Akkuyu nükleer santralinin tamamlanmasından sonra Sinop İnceburun’da nükleer santral projesi mevcut. Yalnızca Akkuyu santrali Enerji ihtiyacının ’sını karşılayacak. Nükleer enerji sürdürülebilirlik açısından enerjide dışa bağımlılığın azalmasında en büyük etken olabilecek bir enerji türüdür. Ülkeler enerji ihtiyaçlarını karşılayabilmek için dünyada nükleer santrale başvurur ve söz konusu, Türkiye’de nükleere çok hassas duyarlı olan örgütler, ne yazık ki ekonomik yönden dünyada söz hakkı olan bu gelişmiş ülkelerde nükleere aynı şekilde hassas ve duyarlı değiller.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.