SON DAKİKA

Kısırlık Salgın Olsaydı Dünya’ya Ne Olurdu?

Kısırlık Salgın Olsaydı Dünya’ya Ne Olurdu? sorusu aslında bir distopya. Böyle bir şey hiç olmadı… Ama bu asla olmayacağı anlamına da gelmez. Son yıllarda küreselleşmenin artması ve ulaşımın gittikçe kolaylaşması sayesinde, dünya adeta bir küresel köy haline geldi.

Bu haber 01 Kasım 2017 - 5:42 'de eklendi ve 12 views kez görüntülendi.

Kısırlık Salgın Olsaydı Dünya’ya Ne Olurdu? sorusu aslında bir distopya. Böyle bir şey hiç olmadı… Ama bu asla olmayacağı anlamına da gelmez.  Son yıllarda küreselleşmenin artması ve ulaşımın gittikçe kolaylaşması sayesinde, dünya adeta bir küresel köy haline geldi. Bu durumun olumsuz sonuçlarından en önemlisi ise, dünyanın 7 milyarı aşan nüfusu. Nüfusun hızla artması birçok yeni hastalığın da oluşmasına neden oldu. Son 30 yılda 40’tan fazla hayvanlardan insanlara bulaşan yeni hastalık ortaya çıktı. Örneğin, bir maymun hastalığı olan “maymun çiçeği”, sincap gibi hayvanların yenmesiyle insanlara bulaşmıştır. Bir diğer örnek ise, Türkiye’de daha önce hiç görülmeyen bir salgın olan “Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi”, 2002’den beri Türkiye’de de görülmeye başlamış ve bu güne kadar 102 kişinin yaşamını yitirmesine neden olmuştur. Bu örnekler daha da çoğaltılabilir. Ancak burada dikkatimizi çekmesi gereken nokta salgın hastalıkların, hayvanlardan insanlara bulaştığı gerçeğidir. Bunun anlamı ise, dünyanın kıt kaynakları artık bize yetmemektedir. Bütün bu salgın hastalık olasılıkları masamızın üzerindeyken, bambaşka bir salgının ortaya çıkabileceğini ve her şeyi kökten değiştirebileceğini hiç düşündünüz mü? Evet, Kısırlık salgını

Doğum ve ölüm her birimizin dünyasında duygusal olarak yaklaştığımız olaylar olsalar da, büyük resimde aslında her şey rakamlardan ibarettir. Dünya’nın şuan ki nüfusu 7 milyar 258 milyondur. Her yıl 100 milyondan fazla doğum ve yaklaşık 50 milyon ölüm yaşanmaktadır. Dünya nüfusunun ¼ ’inden fazlası aşırı yemek yerken, 1/7’i ise yiyecek yemek bulamamaktadır. Her yıl bulaşıcı hastalıklar nedeniyle 8 milyon insan hayatını kaybetmektedir. Bunun yanı sıra her yıl doğum yaparken ortalama 230 bin anne ölmektedir. Ayrıca yılda 28 milyon düşük vaka’sı yaşanmakta ve bu sayı her yıl artmaktadır. Peki, bir gün düşükler sıfırlansa ve hiç doğum olmasa… Yani kısırlık bir salgın olsa, dünya’ya ne olurdu?

Kısırlığın 20. Yılı

 Kısırlık bir salgın olsaydı kısırlığın 20. yılında dünya nüfus 6 milyara düşerdi. Salgın başladığında yeni doğanlar 20 yaşında olurlardı. Dünya nüfusundaki aktif nüfus hızla düşmeye başlardı. 20 yılda yaşlanan ve ölen nüfusun yerine, 20 yaşındaki son genç nüfus gelirdi. Üretimde düşme sorunu ortaya çıkardı. Dünya nüfusu hâlâ 6 milyarken üretimdeki düşme salgının ilk 20 yılında, arz-talep dengesinde sorunların oluşmasına neden olur ve bu da birçok ülkede siyasi kaos ortamının ortaya çıkmasına neden olurdu.

Kısırlığın 40. Yılı

 Kısırlık bir salgın olsaydı, kısırlığın 40. yılında dünya nüfusu 5 milyara düşerdi. Kısırlığın 40. yılında, salgın başladığında doğanlar, 40. doğum günlerini kutlarlardı. Dünyada 0-20 yaş arası hiç kimse kalmazdı. Orta yaşlı ve çoğalamayan dünyada siyasi krizler pek çok ülkeyi sarardı.  Nüfusu 1 milyonun altında olan pek çok ülke haritadan silinirdi. Dünya ekonomisi uzun durgunluklar yaşardı. Genç nüfus kalmadığı için üretim kapasiteleri düşerdi. 40. yılın sonunda dünya nüfusu artık artmasa bile hâlâ çok kalabalık olduğundan dolayı gıda sıkıntısı başlardı. Bu da dünya göç hareketlerinde patlamaya neden olurdu.

Kısırlığın 60. Yılı             

 Kısırlık bir salgın olsaydı, kısırlığın 60. yılında dünya nüfusu 4 milyara düşerdi. Çin ve Hindistan gibi çok büyük nüfusa sahip ülkelerin nüfusu bu durumdan diğer ülkelere göre daha az etkilense de, kısırlığın 60. yılında dünyanın yaş ortalaması 60’ın üzerinde olacağından gıda üretimi, bu nüfusu kalabalık ülkelere yetmeyecektir. Bu nedenle, aç kalmamak için birçok hayvanı yiyecek olan bu bölge insanları, salgın hastalıkların hızla dünya’ya yayılmasına neden olacaklardır. Bunun yanı sıra salgının bulaşmadığı gelişmiş ülkeler, kalan nüfuslarını korumak ve onların iş gücünden daha fazla istifade etmek isteyeceklerdir. Bu nedenle oldukça yaşlı olan toplumları için yaptıkları kamu sağlık harcamalarını arttıracaklardır. Buna ek olarak, sigorta şirketleri yaş ortalamasının çok yüksek olmasından dolayı ve de genç nüfus olmadığı için yeni sigorta primi katkısı alamayacaklarından dolayı iflas eşiğine geleceklerdir.

 Kısırlık bir salgın olsaydı, kısırlığın 80. Yılında dünyadaki insanların çok azı kendiişlerini kendileri görebilecek durumda olurlardı. Tabi, bütün bunlar kısırlık salgın bir hastalık olsaydı dünya’ya ne olurdu?  sorusuna verilebilecek binlerce yanıttan sadece biri. Umarız hiçbir zaman böyle bir şey gerçekleşmez.

 

Merve Yıldız
Merve Yıldızm.yildiz@ekonomiturkiye.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.