SON DAKİKA

Bırakın Mobil Cihazları, Boğazı Seyretmeyi Unuttuk

İletişim çağını yaşadığımız yada yaşadığımızı sandığımız şu son yıllarda aslında koskocaman bir iletişimsizlik içindeyiz.

Bu haber 25 Kasım 2017 - 9:03 'de eklendi ve 5 views kez görüntülendi.

İletişim çağını yaşadığımız yada yaşadığımızı sandığımız şu son yıllarda aslında koskocaman bir iletişimsizlik içindeyiz. Evde,iş yerinde,sokakta,metroda,otobüste,vapurda ve hatta dinlenmek için gittiğimiz tatilde dahi elimizden düşürmediğimiz akıllı telefonların,bilgisayarların esiri olmuş durumdayız.

Kadıköy’den Beşiktaş’a vapurla geçmenin tek sebebi sadece yolu kısaltmak ve köprü trafiğine takılmamak değildi bizler için.Bir tarafıyla da boğaz havası almak,iyot kokusunu ciğerlerimize çekmek ve en önemlisi martılara simit atmaktı.Ama bu teknolojik cihazlar özellikle de akıllı telefonlar hayatımıza girdiğinden beri tamamı ile koskocaman bir iletişimsizlik içindeyiz.

Avcumuza aldığımız bu alete parmaklarımızla verdiğimiz komutlar sayesinde iletişim içinde olduğumuzu sanıyoruz ama aslında her saniye hayatı biraz daha ıskalıyoruz farkında olmadan.Tüm bu seyahat araçlarında yanımıza oturan neredeyse her iki kişiden birinin kulağında kulaklık elinde telefon olduğunu farketmişsinizdir.

Elden ve kulaktan düşmeyen bu cihazlar yüzünden ne görüyor ne duyuyoruz. Sadece bakıyor ve işitiyoruz ama asla görmüyor duymuyoruz. Yolda yürürken gözleri ellerinin arasındaki telefonda ve kulaklığı sayesinde yüksek volümlü müzik dinleyerek yürüyen gençler hepimizin dikkatini çekmiştir.Ne görüyor ne duyuyorlar.

Sadece yürüyorlar. Gün içinde durum bu ama eve gelince bitiyormu dersiniz? Elbette bitmiyor ve bu bağımlılık evde kaldığı yerden devam ediyor.Gene ellerde telefonlar, laptoplar ve gene gelsin facebooklar gitsin twitterlar.

İnsan sosyal bir varlıktır.Konuşmalı, bakışmalı ve söz edip söz duymalı.Fakat akıllı cihazlarla büyüyen nesil sanırım bu vasıfları kazanamadan büyüyor ve büyüyecek.Elbette hayatımızdan bu teknolojik cihazları cıkaralım da demiyorum ve çıkarmak mümkün değil. Ama olabildiğince uzak durmalı hele hele gerekmedikçe elimizi dahi sürmemeliyiz diye düşünürüm.

Selfie çekip bunu facebookta paylaşmaktan veya WhatsApp sayesinde yazışmaktan vazgeçip yada olabildiğince uzaklaşıp biraz daha sosyalleşmek gerekiyor kanısındayım.Vapurla karşıya geçerken parmaklarımız ve gözlerimiz akıllı telefonda olacağına kafamızı kaldırıp açan erguvanlara uçan martılara baksak daha iyi olmazmı? Kulağımızdaki kulaklığı çıkarıp vapurun sesine martıların çığlıklarına kulak kabartsak daha güzel olmazmı?

Yarım yamalak ve sesli harfleri olabildiğince atarak mesajla bir şeyler paylaştığımızı ve sohbet ettiğimizi sanacağımıza telefonda konuşup meramımızı bir kaç dakikada anlatıp geriye kalan zamanı kendimize ayırmak daha akıllıca ve insanca değilmi? Bilmemiz gerekir ki biz insanoğlunun en ihtiyaç duyduğu şey yemek içmek kadar zamanın kendisidir.

Evet zaman dediğimiz şey bize en lazım olan şeydir.Ama bizler ihtiyacımız olan bu zaman mefhumunu tasarruflu kullanacağımıza olabildiğince heba ediyoruz.Aslında biz zamanı değil kendimizi heba ediyoruz.Çünkü zaman denilen vakit denilen şey bin yıldır, yüz bin, milyon yıldır orada duruyor değişmiyor ve kendisinden bir şey kaybetmiyor.Kaybeden aslında bizleriz ama farkında değiliz.

Diğer bir ifadeyle kendimize yazık ediyoruz bilerek yada bilmeyerek. Ben epeyce bir zamandır hayatımdan olabildiğince bu vakit ısrafını çıkarmış vaziyetteyim. Gerektiği kadar ve gerektiği yerde teknolojinin bana sağladığı imkanı kullanıyor ve daha fazla ileri gitmiyorum.

Emin olun çok kısa süre içerisinde bu alışkanlığı terkediyor buna ihtiyaç dahi duymuyor ve aslınıza dönüyorsunuz.Sonra geriye dönüp baktığınızda 24 saatlik bir günün önemli bir bölümünü bu aletlere bağlandığınız için boşa harcadığınızı farkediyorsunuz. Gene farkediyorsunuz ki bu kadar boşa harcanmış zaman zarfında ne çok kitap okunabilirmiş,ne çok sohbet yapabilir, sevdiklerimize, eşimize ve çocuklarımıza çok daha fazla vakit ayrılabilirmiş.

Bize bahşedilmiş zamanı boşa harcamayalım ve hayatı ıskalamayalım.Teknolojiye evet ama onun esiri olmaya hayır diyelim.

Merve Yıldız
Merve Yıldızm.yildiz@ekonomiturkiye.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.