15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişiminin ardından devlet, şehit yakınları ve gazilerin sosyoekonomik haklarını güvence altına almak amacıyla kapsamlı bir istihdam seferberliği başlattı. Bugüne kadar toplam 2 bin 571 kişi kamu kurum ve kuruluşlarında işe yerleştirildi. 2024 yılı verilerine göre bu istihdamın bütçeye yıllık ek maliyeti yaklaşık 3,2 milyar TL olarak hesaplanıyor. Bu makalede, söz konusu istihdam politikasının yasal zemininden makroekonomik yansımalarına, mevcut tablodan gelecek projeksiyonuna kadar tüm yönlerini ele alacağız.
15 Temmuz Destekleri ve İstihdamın Yasal Çerçevesi
15 Temmuz darbe girişimi sonrası şehit yakınları ve gazilere yönelik pozitif ayrımcılık politikaları hızla hayata geçirildi. Bu kapsamda, 7103 sayılı Kanun ve ilgili KHK/698 düzenlemeleriyle kamuda istihdam hakkı tanındı. Düzenleme, şehit eş ve çocukları ile malul gazilere ve onların yakınlarına öncelikli atama imkânı veriyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın koordinasyonunda yürütülen süreçte, başvurular merkezi sınav puanı aranmaksızın değerlendiriliyor. KHK/698’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz. Bakanlık verilerine göre, 2023 sonu itibarıyla başvuruların %98’i karşılık bularak sonuçlandı. Yasal çerçeve, sadece kamu istihdamını değil; aynı zamanda eğitim bursları, konut yardımı ve sağlık desteğini de kapsıyor. Bu bütüncül yaklaşım, sosyal devlet ilkesinin ekonomik tezahürü olarak değerlendiriliyor. Öte yandan, bu yasal zemin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve uluslararası sözleşmelerle de uyumlu bir sosyal koruma mekanizması oluşturuyor. Uygulamada, şehit yakınları ve gazilerin istihdam başvuruları e-Devlet üzerinden alınıyor ve bürokratik işlemler minimuma indiriliyor. Ayrıca, 2020 yılında yapılan ek düzenlemeyle atama bekleyen şehit yakınları ve gazilere maddi tazminat ödemesi de getirildi. Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu ödemeler için ayrı bir ödenek kalemi oluşturdu. Uzmanlar, yasal güvencenin uzun vadeli istihdam sürdürülebilirliğini artırdığını, buna karşılık kamu personel rejiminde esneklik ihtiyacı doğurduğunu belirtiyor.
2 Bin 571 İstihdamın Detayları ve Dağılımı

2024 yılı itibarıyla ulaşılan 2 bin 571 kişilik istihdam, yıllar içinde kademeli olarak gerçekleşti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın son raporuna göre, istihdam edilenlerin kurumlara dağılımı şöyle:
- Milli Eğitim Bakanlığı: 720 kişi (öğretmenlik ve idari kadro)
- Sağlık Bakanlığı: 530 kişi (hemşire, sağlık teknisyeni, idari personel)
- İçişleri Bakanlığı: 360 kişi (büro memuru, güvenlik)
- Diğer bakanlıklar ve bağlı kuruluşlar: 961 kişi
İstihdam türleri açısından bakıldığında, atamaların %70’i kadrolu memur, %20’si sözleşmeli personel ve %10’u sürekli işçi statüsünde gerçekleşti. En çok istihdam İstanbul (310), Ankara (280) ve İzmir (165) illerinde sağlandı. Başvuru sahiplerinin eğitim durumu incelendiğinde, %45’i lisans, %35’i ön lisans, %20’si lise mezunu. İstihdam başvuru süreciyle ilgili detayları buradan okuyabilirsiniz. Bakanlık, atama bekleyen yaklaşık 900 kişinin daha olduğunu ve yıl sonuna kadar ek kontenjan açılacağını duyurdu. Bu istihdam politikası, şehit yakınları ve gazilerin hane gelirlerine doğrudan katkı sağlarken, tüketici harcamaları yoluyla yerel ekonomilere de canlılık getiriyor. Ekonomistler, her bir kamu istihdamının dolaylı olarak 1,5 katı kadar özel sektör istihdamını tetiklediğine dikkat çekiyor. Öte yandan, istihdam edilenlerin demografik yapısı incelendiğinde, %60’ının 25-45 yaş aralığında olduğu ve bu grubun iş gücüne katılım oranının %90’ı aştığı görülüyor. Kadın istihdamı oranı ise %45 ile dikkat çekici. Bakanlık, önümüzdeki dönemde engelli gazilere yönelik ayrı kontenjan açmayı planlıyor. Sosyal güvenlik sistemine entegrasyon da sorunsuz işliyor; tüm istihdam edilenler prim ödemeleriyle emeklilik hakkı kazanıyor. Bu durum, bireysel tasarruf oranlarına dolaylı katkı sağlıyor.
Makroekonomik Etkiler ve Kamu İstihdamının Sürdürülebilirliği
Kamuda gerçekleşen 2 bin 571 kişilik istihdam, bütçe dengesi ve kamu maliyesi açısından önemli bir kalem. 2024 yılı merkezi yönetim bütçe verilerine göre, söz konusu istihdamın yıllık toplam maliyeti (maaşlar, SGK primleri, sosyal haklar dahil) yaklaşık 3,2 milyar TL. Bu rakam, genel bütçe personel giderlerinin yalnızca %0,3’üne karşılık geliyor. Diğer bir deyişle, bütçe üzerinde makro düzeyde hissedilir bir baskı oluşturmuyor. Ancak uzmanlar, bu tür kalıcı kadroların emeklilik yükümlülükleriyle birlikte uzun vadede bütçede katılık yaratabileceğini vurguluyor. Kamu istihdam maliyetleri analizimize buradan ulaşabilirsiniz.
Makro açıdan bakıldığında, kamu istihdam artışı kısa vadede işsizlik oranını sınırlı da olsa düşürücü etki yapıyor. TÜİK’in son iş gücü verileri, kamu sektöründeki istihdam artışının toplam istihdam içindeki payının son 5 yılda %12’den %14’e yükseldiğini gösteriyor. Buna karşılık, iş gücü piyasası verimliliği üzerindeki etkisi tartışmalı. Bazı ekonomistler, liyakat esasına tam uyulmaması halinde kaynak israfına yol açabileceğini savunurken; sosyal politika uzmanları, savaş mağduru ailelerin topluma entegrasyonunun ekonomik faydalarının maliyetleri aşacağını düşünüyor.
Uluslararası karşılaştırmalar da ilginç. Örneğin ABD’de, benzer terör mağdurlarına yönelik federal istihdam programları bütçenin yüzde 0.05’ini aşmazken, Türkiye’deki bu oran yüzde 0.3 ile dikkat çekici. Bu fark, Türkiye’nin olayın ölçeği ve sosyal devlet refleksleriyle açıklanabilir.
Gelecek Perspektifi ve Öneriler
Önümüzdeki dönemde, 15 Temmuz mağdurlarına yönelik istihdam politikalarının özel sektöre kaydırılması bekleniyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 2025 yılı için hazırlanan yeni teşvik paketinde, şehit yakınları ve gazileri istihdam eden özel sektör işverenlerine 6 ay süreyle SGK primi işveren hissesi muafiyeti ve gelir vergisi stopajı indirimi öngörüyor. Bu adım, kamu üzerindeki mali yükü hafifletirken özel sektörde daha dinamik istihdam yaratmayı hedefliyor.
Ekonomistler, politikanın başarısı için mesleki eğitim ve beceri geliştirme programlarının eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini vurguluyor. Örneğin, İŞKUR’un düzenleyeceği mesleki kurslarla gazilerin yeniden iş gücüne kazandırılması, verimliliği artırabilir. Ayrıca, atamalarda liyakat kriterlerinin güçlendirilmesi, kamuoyu desteğini canlı tutacak unsurlar arasında.
2 bin 571 kişilik istihdam, devletin şehit yakınları ve gazilere verdiği değerin ekonomik bir yansıması. Kısa vadede bütçeye sınırlı bir yük getirse de, uzun vadede sosyal uyum ve dayanışma üzerindeki olumlu etkileriyle Türkiye ekonomisine entegre olmaya devam edecek. Bu sayede, hem mağdurların yaşam standartları yükseliyor hem de toplumsal dayanışma pekişiyor. Sosyal harcamaların sürdürülebilirliği için verimlilik odaklı politikaların benimsenmesi, orta vadede mali disipline katkı sağlayabilir. Bu tür sosyal politikalar, makroekonomik göstergelerin ötesinde insani bir sorumluluğun gereğidir.
Not: Bu içerik yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz; yalnızca ekonomik analiz ve haber değerlendirmesidir. SPK madde 109 uyarınca, kisiye özel al/sat/tut tavsiyesi verilmemektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
15 Temmuz şehit yakınları ve gaziler için istihdam hakkı hangi yasal düzenlemeyle verildi?
7103 sayılı Kanun ve ilgili KHK/698 düzenlemeleriyle kamuda istihdam hakkı tanınmıştır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda yürütülmektedir.
Bugüne kadar toplam kaç kişi kamuda istihdam edildi?
2024 yılı itibarıyla 2 bin 571 kişi kamu kurumlarında işe yerleştirilmiştir.
İstihdamın bütçeye yıllık maliyeti ne kadar?
Maaşlar, primler ve sosyal haklar dahil yaklaşık 3,2 milyar TL olarak hesaplanmaktadır. Bu, genel bütçe personel giderlerinin %0,3’üne denk gelmektedir.
Özel sektörde de bu kapsamda istihdam teşviki var mı?
Evet, 2025 yılı için planlanan teşvik paketiyle özel sektör işverenlerine SGK primi işveren hissesi muafiyeti ve gelir vergisi stopajı indirimi getirilmesi öngörülmektedir.
Kaynaklar: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı · Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstatistikleri