Rusya, iç piyasada yükselen akaryakıt fiyatlarını kontrol altına almak amacıyla 21 Eylül 2023 itibarıyla dizel ve benzin ihracatına geçici yasak getirdi. Karar, küresel dizel arzında ciddi bir daralmaya yol açarken, özellikle Rus dizeline bağımlı olan Türkiye gibi ülkelerde akaryakıt maliyetlerinin artması ve enflasyonist baskıların güçlenmesi riskini doğurdu. Bu analizde yasağın arka planını, piyasalara anlık yansımalarını ve Türkiye ekonomisi için olası sonuçlarını ele alıyoruz.
Yasağın perde arkası: Rusya neden böyle bir adım attı?

Rusya hükümeti, 21 Eylül 2023 tarihinde yayımladığı kararname ile motorin (dizel) ve benzin ihracatını geçici olarak durdurdu. Resmi açıklamaya göre amaç, iç pazarda son aylarda hızla yükselen pompa fiyatlarını dizginlemek ve özellikle hasat döneminde çiftçilerin artan maliyetlerle karşılaşmasını önlemekti. Karar, Rusya Enerji Bakanlığı’nın uzun süredir rafinerilere yaptığı ‘ihracatı kısın’ çağrılarının yetersiz kalması üzerine geldi.
Rusya, dünyanın en büyük dizel ihracatçılarından biri. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, ülke 2023 yılı başından bu yana günlük ortalama 1 milyon varilin üzerinde motorin ihraç ediyordu. Bu hacmin yaklaşık yarısı Avrupa ve Türkiye’ye, önemli bir kısmı ise Afrika ve Orta Doğu’ya gidiyordu. İç piyasada ise rublenin değer kaybı ve rafineri bakımları nedeniyle toptan akaryakıt fiyatları rekor seviyelere ulaşmış, hükümet üzerindeki kamuoyu baskısı artmıştı.
Yasak, başlangıçta süresiz olarak duyuruldu ancak 6 Ekim’de hükümet boru hattıyla yapılan dizel ihracatını kısmen serbest bıraktı. Buna karşın, benzin ihracatındaki kısıtlamalar ve demiryolu/deniz yoluyla yapılan dizel sevkiyatlarına getirilen yasak büyük ölçüde korundu. Bu durum, Rusya’nın limanlar üzerinden gerçekleştirdiği spot dizel satışlarının büyük bölümünün hâlâ askıda olduğu anlamına geliyor.
Küresel dizel piyasalarında deprem etkisi

Rusya’nın ihracat yasağı, zaten sıkışık olan küresel dizel piyasasında arz şokuna neden oldu. Avrupa’da referans fiyat olan ICE düşük kükürtlü motorin (gasoil) vadeli kontratları, kararın duyulmasıyla birlikte %5’in üzerinde sıçrayarak varil başına 1.000 dolar seviyesini aştı. Asya’da ise Singapur gazoil marjları son bir yılın en yüksek seviyelerine çıktı.
Piyasa uzmanları, yasağın özellikle kış aylarına yaklaşırken ısınma amaçlı motorin talebinin artacağı bir dönemde fiyatları yukarı çekeceğini belirtiyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, yaptığı değerlendirmede, Rusya’dan gelen arz kesintisinin küresel rafineri marjlarını destekleyeceğini ancak tüketici ülkelerde enflasyonu tetikleyebileceğini vurguladı.
Yasağın en çok etkilediği bölgelerin başında, Rus dizeline yüksek bağımlılığı olan Türkiye, Brezilya ve bazı Afrika ülkeleri geliyor. Türkiye, 2022 yılında tükettiği motorinin yaklaşık %70’ini ithal etti ve bu ithalatın yarıdan fazlası Rusya’dan sağlandı. Bu nedenle, alternatif tedarikçilere yönelme ihtiyacı doğduğunda navlun ve prim maliyetleri hızla yükseliyor.
Türkiye ekonomisi için üç kritik kanal
Türkiye açısından Rusya’nın dizel ihracat yasağı üç ana kanaldan baskı yaratabilir: akaryakıt fiyatları, cari açık ve enflasyon.
- Akaryakıt fiyatları: Türkiye’de motorin fiyatları, Akdeniz piyasasındaki uluslararası fiyatlar ve döviz kuru üzerinden belirleniyor. Rusya kaynaklı arz daralması, Akdeniz’deki dizel primlerini yükselterek doğrudan pompa fiyatlarına zam olarak yansıyor. Nitekim yasağın ilk haftasında Türkiye’de motorin litre fiyatına 1,5 TL’nin üzerinde zam geldi. Brent petrolde aynı dönemde belirgin bir artış olmamasına rağmen dizeldeki bu yükseliş, arz şokunun fiyatlama mekanizmasını ne denli bozduğunu gösteriyor.
- Cari açık: Türkiye, enerji ithalatına yılda yaklaşık 80-100 milyar dolar ödüyor. Dizel fiyatlarındaki her 10 dolarlık artış, yıllık ithalat faturasını kabaca 2-3 milyar dolar yükseltebiliyor. Bu da zaten kırılgan olan cari dengenin daha da bozulması anlamına geliyor.
- Enflasyon: Akaryakıt zamları, taşımacılık maliyetleri üzerinden gıda ve sanayi ürünlerine hızla yansıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) dezenflasyon hedeflerine ulaşmasını zorlaştıran bu tür arz yönlü şoklar, enflasyonun katılığını artırıyor. Eylül 2023 itibarıyla yıllık TÜFE %61,5 seviyesindeyken, akaryakıt kaynaklı ilave maliyet baskıları enflasyonla mücadelede eli zayıflatıyor.
İlgili analiz: Akaryakıt fiyatları ve enflasyon: Kırılma noktaları.
Alternatif tedarik rotaları ve fiyatlama mekanizması
Rusya’dan gelen arzın kesintiye uğraması, Türkiye’yi başta Hindistan, Suudi Arabistan ve ABD olmak üzere farklı tedarikçilere yönelmeye zorluyor. Ancak bu rotaların navlun maliyetleri daha yüksek ve teslim süreleri daha uzun. Ayrıca, Türkiye’nin rafineri kapasitesi (Star Rafineri, Tüpraş) bir miktar esneklik sağlasa da, iç talebi karşılamak için ithal motorine olan ihtiyaç devam ediyor.
Piyasa oyuncuları, Rusya’nın yasağı kademeli olarak gevşetmesini bekliyor. Nitekim 6 Ekim’de boru hattıyla yapılan dizel ihracatına izin verilmesi, Moskova’nın iç piyasada fiyat istikrarını sağladıkça kısıtlamaları yumuşatacağına işaret ediyor. Buna rağmen, yaklaşan kış mevsimi ve küresel stokların düşük seyretmesi, dizel fiyatlarının bir süre daha yüksek kalacağını gösteriyor.
Bu süreçte, Türkiye’de akaryakıt dağıtım şirketlerinin stok yönetimi ve fiyatlama stratejileri büyük önem kazanıyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), piyasa dengesini korumak adına tavan fiyat uygulaması gibi araçları devreye alabilir, ancak bu tür müdahaleler uzun vadede arz güvenliğini riske atabilir. Konuyla ilgili daha önce yayımladığımız EPDK’nın tavan fiyat riskleri başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Sonuç: Kısa vadeli şok, uzun vadeli belirsizlik
Rusya’nın dizel ihracat yasağı, küresel enerji piyasalarında arz güvenliğinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı ekonomiler için bu tür şoklar, maliyet enflasyonunu körükleyerek hem hane halkını hem de üretim sektörlerini zorluyor. Yasağın tamamen kalkma takvimi belirsizliğini korurken, piyasalar Rusya’dan gelecek her türlü sinyale karşı aşırı duyarlı hale gelmiş durumda.
Orta vadede, Türkiye’nin enerji arz çeşitliliğini artırması ve yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırması, benzer şoklara karşı direnci artıracak en önemli adım olarak öne çıkıyor. Ancak kısa vadede tüketicilerin ve işletmelerin yüksek akaryakıt fiyatlarına uyum sağlaması gerekecek.
Bu yazıda yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 109. maddesi uyarınca, herhangi bir finansal enstrüman için al/sat/tut önerisi, hedef fiyat veya garantili getiri taahhüdü olarak değerlendirilemez.
Sıkça Sorulan Sorular
Rusya dizel ihracatını neden yasakladı?
Rusya, iç piyasada hızla yükselen akaryakıt fiyatlarını kontrol altına almak ve özellikle hasat döneminde tarım sektörünü korumak amacıyla 21 Eylül 2023’te motorin ve benzin ihracatına geçici yasak getirdi.
Yasak Türkiye'deki akaryakıt fiyatlarını nasıl etkiledi?
Kararın hemen ardından Akdeniz piyasasında dizel primleri yükseldi ve Türkiye’de motorin litre fiyatına kısa sürede 1,5 TL’nin üzerinde zam geldi. Fiyatlar, uluslararası referanslara ve döviz kuruna bağlı olarak yukarı yönlü baskı altında kalmaya devam ediyor.
Rusya'nın dizel ihracat yasağı ne zaman bitecek?
Yasak başlangıçta süresiz olarak açıklanmıştı. 6 Ekim 2023’te boru hattıyla yapılan dizel ihracatı kısmen serbest bırakıldı, ancak benzin ve deniz yoluyla dizel ihracatındaki kısıtlamalar sürüyor. Tam kalkış takvimi, iç piyasadaki fiyat istikrarına bağlı olarak belirsizliğini koruyor.
Türkiye, Rus dizeli yerine hangi alternatif kaynaklara yönelebilir?
Türkiye, Rusya’dan gelen arzın kesintiye uğraması durumunda Hindistan, Suudi Arabistan ve ABD gibi ülkelerden motorin ithalatını artırabilir. Ancak bu rotaların navlun maliyetleri daha yüksek ve teslim süreleri daha uzun olduğu için fiyatlara ilave prim yansıyabilir.
Kaynaklar: Reuters – Russia's diesel export ban · Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Petrol Piyasası Raporu