USD/TRY 46,82EUR/TRY 53,53BTC/TRY 2.979.537 TLETH/TRY 83.428 TLGram Altın 6.182 TL

Küresel Doğalgaz Talebinde 2025’te Düşüş Bekleniyor

Küresel doğalgaz talebi 2025 yılında, artan yenilenebilir enerji üretimi, ılıman geçen kış mevsimi ve Avrupa ekonomilerindeki yapısal dönüşümün etkisiyle belirgin bir daralma yaşayacak. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve Enerji Bilgi İdaresi (EIA) projeksiyonları, talebin bir önceki yıla göre yüzde 1,5 ila 2,5 arasında azalabileceğine işaret ediyor. Bu daralma, spot LNG fiyatlarını aşağı çekerken Türkiye gibi net ithalatçı ülkeler için cari denge açısından olumlu bir pencere aralıyor. Öte yandan enerji şirketlerinin yatırım iştahı ve uzun vadeli kontrat dinamikleri, piyasanın dengelenme sürecini karmaşık hale getiriyor.

Talep Cephesinde Dönüm Noktası

Talep Cephesinde Dönüm Noktası

Enerji piyasaları, 2022’deki rekor fiyat seviyelerinin ardından hızlı bir normalleşme sürecine girdi. 2023 ve 2024’te gözlenen toparlanma eğilimi, 2025 itibarıyla yerini net bir talep daralmasına bırakıyor. IEA’nın son Küresel Doğalgaz Piyasası Raporu, bu yıl küresel doğalgaz tüketiminin yaklaşık 4 bin 100 milyar metreküp seviyesine gerileyebileceğini öngörüyor. Bu rakam, 2024’teki 4 bin 180 milyar metreküplük tahmini tüketime kıyasla yüzde 2’ye yakın bir düşüş anlamına geliyor.

Düşüşün en önemli nedenleri arasında ılıman hava koşulları başı çekiyor. Avrupa ve Kuzey Amerika’da 2024-2025 kış mevsimi, uzun yıllar ortalamasının üzerinde sıcaklıklarla geçti. Isınma talebinin zayıflaması, özellikle binalarda tüketilen doğalgaz miktarını ciddi ölçüde azalttı. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) verileri, Kuzey Yarımküre’deki ısınma derece-gün sayısının son 10 yılın en düşük seviyesinde olduğunu gösteriyor.

İkinci belirleyici faktör ise yenilenebilir enerji kapasitesindeki rekor artış. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) verilerine göre 2024’te devreye alınan güneş ve rüzgar santralleri, küresel elektrik üretiminde doğalgazın payını geriletti. Çin ve Avrupa başta olmak üzere birçok büyük ekonomide, doğalgazdan elektrik üretimi yıllık bazda yüzde 5 ila 8 arasında azaldı. Bu yapısal kayma, talepte geçici olmayan bir daralmaya işaret ediyor.

Arz Fazlası LNG Piyasalarını Şekillendiriyor

Arz Fazlası LNG Piyasalarını Şekillendiriyor

Talep yavaşlarken arz tarafında büyüme sürüyor. Özellikle sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tarafında, 2024 sonunda devreye giren yeni sıvılaştırma tesisleri küresel piyasaya yıllık 40 milyon tonun üzerinde ek kapasite getirdi. ABD’nin Teksas ve Louisiana eyaletlerindeki projelerin tamamlanmasıyla birlikte, ülkenin LNG ihracat kapasitesi günlük 14 milyar metreküp eşiğini aştı. Bu durum, Atlantik havzasında belirgin bir arz fazlası yarattı.

Katar da North Field genişleme projesiyle 2025 içinde üretimini artırmaya hazırlanıyor. Rusya’nın Arctic LNG 2 projesi ise yaptırımlara rağmen sınırlı da olsa piyasaya yeni moleküller pompalıyor. Bütün bu gelişmeler, spot LNG fiyatlarını Asya’da (JKM) milyon BTU başına 8-9 dolar, Avrupa’da (TTF) ise 7-8 dolar aralığına kadar çekmiş durumda. 2022’deki 60-70 dolarlık seviyelerden bu rakamlara gelinmesi, piyasa dengesindeki sert değişimin en net göstergesi.

Arz bolluğu, depolama tesislerine de yansıyor. Avrupa Birliği genelinde yeraltı doğalgaz depoları, Mart 2025 sonu itibarıyla yüzde 58 doluluk oranıyla kış sezonunu tamamladı. Bu oran, son 5 yılın en yüksek seviyesi olarak kayıtlara geçti. Yüksek doluluk, enjeksiyon sezonunda alım iştahını sınırlayarak fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskıyı besliyor.

Avrupa'da Yapısal Dönüşüm ve Talep Daralması

Avrupa'da Yapısal Dönüşüm ve Talep Daralması

Avrupa, doğalgaz talebindeki düşüşün merkez üssü konumunda. 2022 enerji krizinin tetiklediği tasarruf ve verimlilik politikaları, kalıcı davranış değişikliklerine yol açtı. Avrupa Komisyonu’nun REPowerEU planı çerçevesinde hızlandırılan yenilenebilir enerji yatırımları ve binalarda enerji verimliliği programları, kıtanın doğalgaz bağımlılığını azaltıyor. Almanya, Fransa ve İtalya gibi büyük ekonomilerde sanayi üretimindeki zayıflık da gaz talebini aşağı çekiyor.

Eurostat verilerine göre, AB’nin 2024 yılı doğalgaz tüketimi 2021 seviyelerinin yaklaşık yüzde 18 altında gerçekleşti. 2025’te bu oranın yüzde 20’yi aşması bekleniyor. Elektrik üretiminde doğalgazın payı ise rüzgar ve güneşteki artışla birlikte yüzde 15’in altına geriledi. Nükleer santrallerin yeniden devreye alınması da Fransa özelinde gaz talebini baskılayan bir diğer unsur oldu.

Bu dönüşüm, Avrupa’nın gaz altyapısı ve depolama stratejisini de değiştiriyor. Kıta genelinde yüzen LNG terminalleri (FSRU) sayısı 25’i aşarken, Almanya gibi daha önce boru hattına bağımlı ülkeler artık kendi LNG ithalat altyapılarını kurmuş durumda. Bu çeşitlenme, arz güvenliğini artırırken piyasadaki rekabeti de kızıştırıyor.

Asya ve Gelişmekte Olan Piyasalarda Karışık Sinyaller

Asya ve Gelişmekte Olan Piyasalarda Karışık Sinyaller

Küresel talebin diğer büyük ayağı Asya’da görünüm daha karmaşık. Çin, 2024’te LNG ithalatında yeniden dünyanın en büyük alıcısı konumuna yükselse de 2025’te talep artış hızı kesiliyor. Ülkenin kömürden gaza geçiş politikası sürüyor ancak ekonomik büyümedeki yavaşlama ve hidroelektrik üretimindeki artış, doğalgaz tüketimini sınırlıyor. Çin Ulusal Petrol Şirketi (CNPC) araştırma biriminin projeksiyonları, 2025’te Çin’in doğalgaz tüketim artışının yüzde 3-4 ile 2021 öncesi ortalamaların altında kalacağını gösteriyor.

Hindistan, düşük fiyat ortamından faydalanarak ithalatını artırmaya çalışsa da altyapı kısıtları ve sübvansiyon politikaları talebi frenliyor. Japonya ve Güney Kore’de nükleer santrallerin yeniden devreye alınması, LNG alımlarını azaltan bir faktör olarak öne çıkıyor. Güneydoğu Asya’daki yükselen ekonomiler ise fiyat hassasiyeti nedeniyle spot piyasada fırsatçı alımlar yapıyor.

Küresel talebin coğrafi dağılımındaki bu değişim, fiyat farklılıklarını da beraberinde getiriyor. Avrupa’da zayıf talep nedeniyle TTF fiyatları Asya JKM’ye göre iskontolu seyrederken, bu durum Atlantik’ten Pasifik’e LNG akışını yavaşlatıyor. Piyasa analistleri, 2025’in ikinci yarısında küresel gaz ticaretinin rotalarında belirgin değişiklikler olabileceğine dikkat çekiyor.

Türkiye İçin Fırsatlar ve Riskler

Türkiye İçin Fırsatlar ve Riskler

Küresel doğalgaz piyasasındaki bu dönüşüm, Türkiye ekonomisi için stratejik fırsatlar barındırıyor. Türkiye, yıllık yaklaşık 55-60 milyar metreküplük tüketimiyle Avrupa’nın en büyük doğalgaz pazarlarından biri. Düşen spot fiyatlar, boru hattı kontratlarına bağlı ithalat maliyetlerini de aşağı çekiyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, 2025’in ilk çeyreğinde Türkiye’nin doğalgaz ithalat faturası bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 25-30 oranında azalmış durumda.

Bu tablo, cari işlemler açığı üzerinde doğrudan iyileştirici bir etki yaratıyor. Enerji ithalatı, Türkiye’nin cari açığının yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Doğalgaz fiyatlarındaki düşüş, 2025 yılında cari açığın milli gelire oranını yüzde 1,5-2 aralığına çekebilir. Bu da Türk Lirası üzerindeki baskıyı hafifleten ve enflasyonla mücadeleye katkı sunan bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Ancak riskler de yok değil. Türkiye’nin enerji merkezi olma hedefi, düşük fiyat ortamında yatırımların fizibilitesini zorlaştırabilir. Doğalgaz depolama ve altyapı projeleri, yatırım geri dönüş sürelerinin uzaması nedeniyle ertelenebilir. Ayrıca, BOTAŞ’ın uzun vadeli kontratlarındaki ‘al ya da öde’ yükümlülükleri, spot fiyatların çok altında kalan fiyatlar karşısında maliyet dezavantajı yaratabilir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, Türkiye’nin boru hattı kontratlarının önemli bir kısmı 2025-2026 döneminde yenilenecek. Bu müzakereler, düşük fiyat ortamında Türkiye’nin elini güçlendirse de piyasa oynaklığı belirsizlikleri artırıyor.

Sonuç olarak, küresel doğalgaz talebindeki düşüş Türkiye için bir rahatlama sağlarken, enerji politikalarının uzun vadeli perspektifle yeniden şekillendirilmesini gerektiriyor. Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarına ağırlık vermek, bu döngüsel avantajı kalıcı kazanca dönüştürebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Küresel doğalgaz talebi neden 2025'te düşüş gösterecek?

Talepteki düşüşün başlıca nedenleri arasında ılıman kış mevsimi, yenilenebilir enerji kapasitesindeki rekor artış ve Avrupa’daki yapısal enerji tasarrufu politikaları yer alıyor. Özellikle rüzgar ve güneş enerjisinin elektrik üretimindeki payının artması, doğalgaza olan ihtiyacı azaltıyor.

Doğalgaz fiyatları 2025'te düşmeye devam edecek mi?

Arz tarafındaki yeni LNG kapasiteleri ve yüksek depo doluluk oranları göz önüne alındığında, spot fiyatların yıl genelinde baskı altında kalması bekleniyor. Avrupa TTF’de 7-8 dolar, Asya JKM’de 8-9 dolar/MMBtu aralığı öngörülüyor. Ancak jeopolitik riskler ve aşırı hava olayları kısa vadeli sıçramalara yol açabilir.

Türkiye doğalgaz fiyatlarındaki düşüşten nasıl etkilenecek?

Türkiye, düşen küresel fiyatlar sayesinde ithalat faturasını önemli ölçüde azaltıyor. Bu durum cari açığın daralmasına ve enflasyon üzerindeki baskının hafiflemesine katkı sağlıyor. Ancak uzun vadeli kontratlardaki al ya da öde yükümlülükleri ve enerji yatırımlarının fizibilitesi konusunda riskler de bulunuyor.

Doğalgaz talebindeki bu düşüş kalıcı olabilir mi?

Avrupa ve Kuzey Amerika’daki talep daralması büyük ölçüde yapısal görünüyor. Yenilenebilir enerji yatırımları ve enerji verimliliği önlemleri, doğalgazın elektrik üretimindeki rolünü azaltıyor. Gelişmekte olan Asya ülkelerinde ise talep artışı sürebilir, ancak küresel toplam talebin önceki zirvelere dönmesi zor görünüyor.

LNG arzındaki artış piyasayı nasıl etkiliyor?

ABD, Katar ve Rusya’dan gelen yeni LNG kapasitesi piyasada arz fazlası yaratarak fiyatları aşağı çekiyor. Bu durum alıcılar için pazarlık gücünü artırırken, yeni yatırım kararlarını erteletebiliyor. Uzun vadede düşük fiyatlar, kömürden gaza geçişi teşvik edebilir.

Kaynaklar: Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) – Küresel Doğalgaz Piyasası Raporu · ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) – Kısa Dönem Enerji Görünümü

📊

Büyüme Stratejisi Raporunu Ücretsiz İndir

Türkiye ekonomisine dair kapsamlı analiz ve büyüme stratejisi raporumuzu e-posta adresinize gönderelim.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2026 Ekonomi Türkiye  ·  Hakkımızda · Künye · Yasal Uyarı · KVKK · İletişim
İçerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.
Scroll to Top