Küresel piyasalar, merkez bankalarının birbirinden ayrışan para politikası adımları ve jeopolitik belirsizlikler nedeniyle net bir yön bulmakta zorlanıyor. ABD Merkez Bankası (Fed) faiz indirimi için acele etmezken, Avrupa Merkez Bankası (ECB) resesyon endişesiyle gevşeme sinyali veriyor. Çin’den gelen karışık veriler ise emtia fiyatlarını baskılıyor. Yatırımcılar, tahvil faizlerindeki oynaklık ve dolar endeksindeki dalgalanma arasında sıkışmış durumda. Bu analiz, üç büyük ekonominin kesişen dinamiklerini ve piyasalara olası yansımalarını mercek altına alıyor.
Fed Cephesi: Sabır Stratejisi ve Veri Bağımlılığı

ABD’de son açıklanan enflasyon verileri, Fed’in politika alanını daraltmaya devam ediyor. Ocak ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık bazda yüzde 3,1 ile beklentilerin üzerinde geldi. Çekirdek enflasyonun katılığını koruması, piyasaların mart ayı için fiyatladığı faiz indirimi ihtimalini tamamen ortadan kaldırdı. CME FedWatch aracına göre, mayıs toplantısında faiz indirimi olasılığı yüzde 35 seviyesine kadar geriledi. Bu durum, hisse senedi piyasalarında kısa vadeli bir kar realizasyonu dalgası yaratsa da, şirket bilançolarının güçlü gelmesi endeksleri destekliyor.
Fed Başkanı Jerome Powell’ın son konuşmalarında vurguladığı ‘temkinli iyimserlik’ tonu, bankanın aceleci davranmayacağını teyit ediyor. Piyasa aktörleri için kritik eşik, çekirdek PCE fiyat endeksinin aylık bazda yüzde 0,2’nin altına inmesi olacak. Bu gerçekleşene kadar dolar endeksinin (DXY) 104-105 bandında güçlü seyretmesi bekleniyor. Güçlü dolar, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı oluştururken, altın fiyatlarının yukarı yönlü hareketini de sınırlıyor.
Fed’in bilanço küçültme sürecini yavaşlatma tartışmaları da piyasanın radarında. Bankanın niceliksel sıkılaştırmayı (QT) ne zaman sonlandıracağına dair belirsizlik, özellikle uzun vadeli tahvil faizlerinde oynaklığa neden oluyor. 10 yıllık ABD tahvil faizinin yüzde 4,30 seviyesinin üzerinde tutunması, teknoloji hisseleri başta olmak üzere büyüme odaklı varlıklar için risk oluşturuyor.
- Kritik veri: Şubat ayı çekirdek PCE endeksi (29 Mart’ta açıklanacak).
- Piyasa beklentisi: İlk faiz indirimi haziran ayına ertelendi, yıl sonuna kadar toplam 75 baz puanlık indirim fiyatlanıyor.
- Risk unsuru: Ticari gayrimenkul sektöründeki stresin bölgesel bankalara sıçrama ihtimali.
Avrupa ve İngiltere: Durgunluk Gölgesinde Güvercin Duruş

Atlantik’in diğer yakasında tablo daha karanlık. Euro Bölgesi’nde imalat PMI verileri 20 aydır daralma bölgesinde seyrediyor. Almanya ekonomisi, enerji maliyetleri ve zayıf dış talep nedeniyle teknik resesyonun kıyısında. Bu veriler ışığında ECB yetkililerinden peş peşe güvercin açıklamalar geliyor. ECB Yönetim Konseyi üyesi Francois Villeroy de Galhau’nun ‘faiz indirimi için yaza kadar beklemek zorunda değiliz’ sözleri, piyasada nisan ayına yönelik beklentileri canlandırdı.
Euro Bölgesi’nde enflasyonun yüzde 2,6 seviyesine gerilemesi, ECB’nin elini rahatlatan bir unsur. Ancak hizmet sektörü enflasyonundaki katılık ve ücret artışları, bankanın temkinli dilini korumasına neden oluyor. Piyasalar, ECB’nin Fed’den önce harekete geçeceğini fiyatlıyor. Bu ayrışma, EUR/USD paritesinde 1,07 seviyesinin altının test edilmesine yol açabilir. Paritedeki düşüş, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan ülkelerin euro cinsinden borç yükünü artıran bir faktör.
İngiltere Merkez Bankası (BoE) ise daha çetrefilli bir denklemle karşı karşıya. İngiltere’de manşet enflasyon yüzde 4 seviyesinde sabit kalırken, ekonominin durgunluğa girmesi bankayı sıkıştırıyor. BoE Başkanı Andrew Bailey, faiz indirimi için enflasyonun yüzde 2 hedefine yakınsaması gerektiğini yinelese de, piyasa aktörleri ağustos ayında bir gevşeme adımına kesin gözüyle bakıyor. Sterlinin değer kaybı, FTSE 100 endeksini ihracatçı şirketler öncülüğünde destekliyor.
- Euro Bölgesi: İlk faiz indirimi beklentisi nisan-haziran aralığında yoğunlaştı.
- Almanya: Ifo İş İklimi Endeksi 85,5 ile son 4 ayın en düşük seviyesinde.
- İngiltere: Perakende satışlar ocak ayında aylık bazda yüzde 3,4 ile beklentilerin oldukça üzerinde toparlandı; bu durum BoE’nin işini zorlaştırıyor.
Asya Tarafı: Çin'de Deflasyon Endişesi ve Politika Tepkisi

Küresel büyümenin lokomotifi konumundaki Çin, şu anda piyasaların en büyük endişe kaynaklarından biri. Ülkede TÜFE ocak ayında yıllık bazda yüzde 0,8 düşerek son 15 yılın en sert deflasyonist baskısını kaydetti. Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise üst üste 16 aydır negatif bölgede. Bu veriler, dünyanın en büyük ikinci ekonomisinde iç talebin ne kadar zayıf olduğunu gözler önüne seriyor. Gayrimenkul sektöründeki kriz derinleşirken, Evergrande’nin tasfiye kararı yabancı yatırımcı güvenini daha da sarstı.
Pekin yönetimi, ekonomiyi canlandırmak için parasal ve mali teşvikleri devreye alsa da, bu adımların büyüklüğü piyasa beklentilerinin altında kalıyor. Çin Merkez Bankası (PBoC), zorunlu karşılık oranlarında indirime giderek piyasaya yaklaşık 1 trilyon yuan likidite sağladı. Buna karşın, Şanghay Bileşik Endeksi 3.000 puanın altında seyretmeye devam ediyor. Çin’deki deflasyonist ortam, küresel emtia piyasalarını da olumsuz etkiliyor. Bakır ve demir cevheri fiyatları, Çin’den gelecek güçlü talep umudunu fiyatlayamadığı için baskı altında.
Çin’deki bu tablo, Türkiye gibi emtia ithalatçısı ülkeler için kısa vadede olumlu bir maliyet avantajı sunabilir. Enerji ve metal fiyatlarındaki zayıflık, cari açığı destekleyici bir unsur olarak öne çıkıyor. Öte yandan, Çin’in ihracat fazlası vermeye devam etmesi, Avrupa ve ABD ile ticari gerilimleri tırmandırma potansiyeli taşıyor. Bu durum, küresel tedarik zincirlerinde yeni kırılmalara yol açabilir.
- Çin TÜFE: Ocakta yıllık yüzde -0,8 (beklenti: yüzde -0,5).
- PBoC adımı: Zorunlu karşılık oranı 50 baz puan indirildi, 1 trilyon yuan likidite enjekte edildi.
- Emtia etkisi: Demir cevheri vadeli işlemleri ocak ayından bu yana yüzde 12 değer kaybetti.
Emtia ve Jeopolitik Risk: Altın Güvenli Liman, Petrol Baskı Altında

Küresel belirsizliklerin gölgesinde altın, yatırımcılar için güvenli liman işlevi görmeye devam ediyor. Ons altın, Fed’in faiz indirimi beklentilerinin ötelenmesine rağmen 2.030 dolar seviyesinde tutunuyor. Merkez bankalarının fiziki altın alımları ve Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler, değerli metalin aşağı yönlü hareketini sınırlıyor. Çin Merkez Bankası’nın üst üste 15 aydır altın rezervlerini artırması, fiyatlara yapısal bir destek sağlıyor.
Petrol cephesinde ise arz-talep dengesi fiyatları baskılıyor. Brent petrol varil fiyatı 82 dolar seviyesinde yatay seyrediyor. OPEC+ grubunun üretim kesintilerine rağmen, ABD’deki rekor petrol üretimi ve Çin’den gelen zayıf talep sinyalleri fiyatların yükselmesini engelliyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), 2024 yılı için küresel petrol talebi büyüme tahminini günlük 1,2 milyon varil olarak korudu. Kızıldeniz’deki lojistik aksamalar, navlun maliyetlerini artırsa da, şu ana kadar petrol arzında ciddi bir kesintiye yol açmadı.
Tarım emtialarında ise El Nino hava olayının etkileri izleniyor. Kakao fiyatları, Batı Afrika’daki arz sıkıntıları nedeniyle tarihi zirvelere ulaştı. Küresel gıda enflasyonu üzerindeki bu baskı, özellikle gıda ithalatçısı gelişmekte olan ülkeler için risk oluşturuyor. Türkiye’de gıda enflasyonunun kontrol altında tutulması için emtia fiyatlarındaki bu seyir kritik önem taşıyor.
- Ons altın: 2.030 dolar seviyesinde, yılbaşından bu yana yüzde 1,5 düşüşte.
- Brent petrol: 82 dolar bandında, Kızıldeniz risk primi fiyatlamaya dahil değil.
- Kakao: Ton başına 6.500 doları aşarak rekor kırdı, yıllık artış yüzde 140.
Sıkça Sorulan Sorular
Fed faiz indirimi ne zaman bekleniyor?
CME FedWatch verilerine göre piyasa, ilk faiz indirimini yüzde 55 olasılıkla Haziran 2024 toplantısında fiyatlıyor. Mart ayında indirim ihtimali yüzde 5’in altına geriledi. Yıl sonuna kadar toplam 75 baz puanlık indirim beklentisi hakim.
Küresel piyasalardaki yön arayışı Türkiye'yi nasıl etkiler?
Güçlü dolar ve yüksek ABD tahvil faizleri, gelişmekte olan ülkelere sermaye akışını yavaşlatabilir. Buna karşın, Çin’deki deflasyon emtia fiyatlarını baskılayarak Türkiye’nin cari açığına olumlu yansıyabilir. ECB’nin erken faiz indirimi, Türkiye’nin euro cinsinden borçlanma maliyetini düşürebilir.
Dolar endeksi (DXY) neden yükseliyor?
ABD ekonomisinin Avrupa ve Asya’ya kıyasla daha dirençli olması ve Fed’in faiz indirimini ötelemesi doları destekliyor. Ayrıca jeopolitik risklerin artması, güvenli liman talebini dolara yönlendiriyor. DXY şu anda 104-105 bandında işlem görüyor.
Altın fiyatları için 2024 beklentisi nedir?
Analistler, Fed’in yılın ikinci yarısında faiz indirimine başlamasıyla altının ons fiyatının 2.200 dolar seviyesine yükselebileceğini öngörüyor. Merkez bankalarının fiziki altın alımları ve jeopolitik riskler de yukarı yönlü katalizörler arasında.
Çin'deki deflasyon küresel ekonomiyi tehdit eder mi?
Çin’deki deflasyon, ülkenin ihracat fiyatlarını düşürerek küresel enflasyonu baskılayabilir. Ancak bu durum, Avrupa ve ABD’deki üreticiler için rekabet baskısı yaratır. Çin ekonomisindeki sert yavaşlama, küresel büyüme için aşağı yönlü risk oluşturuyor.
Kaynaklar: CME FedWatch Tool · Bloomberg HT – Küresel Piyasalar · TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi